<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mide Archives - Asi Gazetesi İskenderun</title>
	<atom:link href="https://www.asigazete.com/tag/mide/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.asigazete.com/tag/mide/</link>
	<description>Milletin Müşterek Sesi &#124; Son Dakika, Haber, Siyaset, Eğitim, İskenderun Son Dakika</description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 Mar 2025 09:11:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>REFLÜ MÜ YOKSA KALP KRİZİ Mİ?</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2025/03/04/reflu-mu-yoksa-kalp-krizi-mi/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2025/03/04/reflu-mu-yoksa-kalp-krizi-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Mar 2025 09:11:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[alkol]]></category>
		<category><![CDATA[baş dönmesi]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Abdülkerim Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Gastroenteroloji]]></category>
		<category><![CDATA[göğüs ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[nefes darlığı]]></category>
		<category><![CDATA[palmiye hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Reflü hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[sırt ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[terleme]]></category>
		<category><![CDATA[Ülser]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.asigazete.com/?p=43708</guid>

					<description><![CDATA[<p>Reflü hastalığı hakkında bilgilendirmede bulunan İskenderun Palmiye Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Abdülkerim Yılmaz, Reflü nedeniyle yaşanan spazmın kalp kriziyle karıştırılabildiğini ifade ederek, reflü hastalığının belirtilerinden söz etti. Özellikle; göğüs ağrısı ve mide ekşimesi gibi semptomların sürekli hale geliyorsa, reflü nedeniyle olabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Abdülkerim Yılmaz, “Reflü, mide asidinin yemek borusuna geri kaçması [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2025/03/04/reflu-mu-yoksa-kalp-krizi-mi/">REFLÜ MÜ YOKSA KALP KRİZİ Mİ?</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-43709 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2025/03/s-2.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2025/03/s-2.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2025/03/s-2-300x166.jpg 300w" sizes="(max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p style="text-align: center;">Reflü hastalığı hakkında bilgilendirmede bulunan İskenderun Palmiye Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Abdülkerim Yılmaz, Reflü nedeniyle yaşanan spazmın kalp kriziyle karıştırılabildiğini ifade ederek, reflü hastalığının belirtilerinden söz etti.</p>
<p style="text-align: center;">Özellikle; göğüs ağrısı ve mide ekşimesi gibi semptomların sürekli hale geliyorsa, reflü nedeniyle olabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Abdülkerim Yılmaz, “Reflü, mide asidinin yemek borusuna geri kaçması sonucu meydana gelir. Reflü, genellikle mide ekşimesi, göğüs kafesinde yanma hissi, yutkunma zorluğu, boğazda rahatsızlık ve bazen ağızda ekşi tat ile kendini gösterir. Ancak, bu belirtiler bazen kalp krizine benzer olabilir. Kalp krizinde ise genellikle göğüs ağrısı, nefes darlığı, terleme, baş dönmesi ve hatta kol, çene veya sırt ağrısı gibi belirtiler görülür. Kalp krizi, acil bir durumdur ve hızla tıbbi müdahale gerektirir. Eğer göğüs ağrısı ve mide ekşimesi gibi semptomlar sürekli hale geliyorsa, bu durumun reflü nedeniyle olabilir. Reflü şikayetleriyle başvuran bir kişi, belirtilerinin kalp kriziyle karışmaması için mutlaka doktor tarafından değerlendirilmelidir. Bu tür semptomlar tekrarlıyorsa veya şiddetliyse, uzman bir doktordan tam bir değerlendirme almak önemlidir” dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Reflü Neden Kaynaklanır?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Reflüyü tetikleyen etkenlerden söz eden Prof. Dr. Abdülkerim Yılmaz, “Reflü, bazı besinler, aşırı yemek, aşırı alkol veya sigara tüketimi, obezite ve bazı ilaçlar gibi faktörlerle tetiklenebilir. Ayrıca, stres ve yatmadan hemen önce yemek yemek gibi alışkanlıklar da reflüye yol açabilir. Reflü, tedavi edilmezse, yemek borusunda iltihaplanma, ülserler ve daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Tedavi genellikle yaşam tarzı değişiklikleri, diyet düzenlemeleri ve gerekirse ilaçlar ile yapılır” açıklamasında bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2025/03/04/reflu-mu-yoksa-kalp-krizi-mi/">REFLÜ MÜ YOKSA KALP KRİZİ Mİ?</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2025/03/04/reflu-mu-yoksa-kalp-krizi-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PROF. DR. AYDEMİR ÖLMEZ GELİŞİM’DE</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2022/08/24/prof-dr-aydemir-olmez-gelisimde/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2022/08/24/prof-dr-aydemir-olmez-gelisimde/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Aug 2022 11:43:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Aydemir Ölmez]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[genel cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya İnönü Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[MEME KANSERİ]]></category>
		<category><![CDATA[mersin]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[tıp]]></category>
		<category><![CDATA[VAN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=38395</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aydemir Ölmez, İskenderun Gelişim Hastanesi ailesine katıldı. Alanında gerçekleştirdiği uygulamalar hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Aydemir Ölmez, “Genel Cerrahi Bölümü dâhilinde; meme kanseri  ve hastalıkları, karaciğer kanseri ve cerrahisi, pankreas kanseri ve cerrahisi, safra kesesi ve safra yolları cerrahisi, özefagus kanseri ve cerrahisi, mide kanseri ve cerrahisi, reflü ameliyatları, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2022/08/24/prof-dr-aydemir-olmez-gelisimde/">PROF. DR. AYDEMİR ÖLMEZ GELİŞİM’DE</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-38396 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2022/08/g-2.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2022/08/g-2.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2022/08/g-2-300x166.jpg 300w" sizes="(max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: center;">Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Aydemir Ölmez, İskenderun Gelişim Hastanesi ailesine katıldı. Alanında gerçekleştirdiği uygulamalar hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Aydemir Ölmez, “Genel Cerrahi Bölümü dâhilinde; meme kanseri  ve hastalıkları, karaciğer kanseri ve cerrahisi, pankreas kanseri ve cerrahisi, safra kesesi ve safra yolları cerrahisi, özefagus kanseri ve cerrahisi, mide kanseri ve cerrahisi, reflü ameliyatları, kolon ve rektum kanseri ve hastalıkları, diyabet cerrahisi, obezite cerrahisi, laparoskopik cerrahi uygulamalarını İskenderun Gelişim Hastanesi bünyesinde devam edeceğiz” dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Prof. Dr. Aydemir Ölmez Kimdir?</strong></p>
<p style="text-align: center;">1970 doğumlu Prof. Dr. Aydemir Ölmez, 1997 yılında Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra, 2002-2008 yıllarında yine Malatya Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Genel Cerrahi alanında uzmanlık eğitimini tamamladı. Prof. Dr. Aydemir Ölmez, 2010-2013 yıllarında Van Yüzüncü Yıl Tıp Fakültesi’nde Yardımcı Doçent, 2013 yılında Mersin Üniversitesi’nde doçent oldu ve ardından profesör unvanını aldı. Malatya Devlet Hastanesi, Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi- (Karaciğer Nakli Eğitimi), Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başarılı çalışmalara imza atan Prof. Dr. Aydemir Ölmez, İskenderun Gelişim Hastanesi’nde genel cerrahi uzmanı olarak görevine devam etmektedir.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2022/08/24/prof-dr-aydemir-olmez-gelisimde/">PROF. DR. AYDEMİR ÖLMEZ GELİŞİM’DE</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2022/08/24/prof-dr-aydemir-olmez-gelisimde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KANSERE ‘ERKEN TEŞHİS’LE MEYDAN OKUYUN</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2022/03/31/kansere-erken-teshisle-meydan-okuyun/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2022/03/31/kansere-erken-teshisle-meydan-okuyun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Mar 2022 16:17:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[akçiğer]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. H. Cem Önal]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[kanser haftası]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer]]></category>
		<category><![CDATA[kolorektal]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[Radyasyon Onkolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=36383</guid>

					<description><![CDATA[<p>İskenderun Gelişim Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. H. Cem Önal, 1-7 Nisan Kanser Haftası kapsamında, erken teşhis ve kanserden korunmaya dikkat çekti. Kanserin, dünya genelinde kardiyovasküler hastalıklardan sonra bilinen en sık ölüm nedeni olduğunu ifade eden Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Önal, “Tüm dünyada en sık görülen kanserler; akciğer, meme, kolorektal, prostat ve mide [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2022/03/31/kansere-erken-teshisle-meydan-okuyun/">KANSERE ‘ERKEN TEŞHİS’LE MEYDAN OKUYUN</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-36384 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2022/03/g-4.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2022/03/g-4.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2022/03/g-4-300x166.jpg 300w" sizes="(max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p style="text-align: center;">İskenderun Gelişim Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. H. Cem Önal, 1-7 Nisan Kanser Haftası kapsamında, erken teşhis ve kanserden korunmaya dikkat çekti.</p>
<p style="text-align: center;">Kanserin, dünya genelinde kardiyovasküler hastalıklardan sonra bilinen en sık ölüm nedeni olduğunu ifade eden Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Önal, “Tüm dünyada en sık görülen kanserler; akciğer, meme, kolorektal, prostat ve mide kanseridir. En sık ölüme neden olan kanserler ise akciğer, kolorektal, mide, karaciğer ve meme olarak sıralanabilir. Kanser hastalığı için iki husus çok önemlidir; erken teşhis ve kanserden korunma. Kanserden korunmak için yapılacak en önemli unsurlar; sigara içmemek, düzenli beslenme ve egzersizdir. Kanser hastalarında; hastalığın yerleşim yeri, türü, evresi ve hastanın genel sağlık durumuna göre çeşitli tedaviler uygulanabilmektedir. Cerrahi, kemoterapi, radyoterapi başlıca tedavi seçenekleri olup, seçili hastalarda sistemik radyoaktif tedaviler, radyolojik olarak ablatif tedaviler de uygulanabilmektedir. Günümüzde immünoterapi de sıklıkla kullanılmaya başlanmış olup, tıbbi onkolojide kemoterapiye yanıt vermeyen hastalarda ikinci basamak olarak onay almıştır. Aktif aşılama programları ise sınırlı olup şimdilik rahim ağzı kanseri dışında etkinliği gösterilememiştir” açıklamasında bulundu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Erken teşhis hayat kurtarıyor!”</strong></p>
<p style="text-align: center;">Kanser tedavisinde uygulamış oldukları radyoterapi hakkında bilgilendirmede bulunan Prof. Dr. H. Cem Önal, “Radyoterapi, kanser hastalarının yaklaşık 3/4’ünde gerek kanser hastalığını tamamen ortadan kaldırmak ve bölgesel tekrarlama riskini azaltmak amaçlı, gerekse kansere bağlı kanama, ağrı, nefes darlığı, şuur bulanıklığı gibi semptomları ortadan kaldırmak amacı ile sıklıkla uygulanan etkin bir tedavi yöntemidir. Tedavi sırasında kullanılan radyasyon sadece tedavi odasında etkili olup, hastanın tedavisi bittikten ve tedavi odasından çıktıktan sonra etrafa radyasyon saçmamaktadır. Bu nedenle radyoterapi uygulanan hastalar çevresi için herhangi bir radyasyon riski taşımamaktadır. Radyoterapi merkezlerinde kullanılan cihazlar ve planlama sistemleri kadar akademik çalışmalar ve kişisel tecrübeler de öne çıkmaktadır. Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı’mızda konusunda uzman hekim ve radyasyon fizikçileri tarafından teknolojik olarak en üst düzeyde olan radyoterapi cihazları ile gerçekleştirilen tedaviler uluslar arası arenada yüksek prestijli kanser merkezlerinde elde edilebilen benzer yüksek tümör kontrol ve düşük yan etki oranlarıyla, hastalara kaliteli bir yaşam sunmaktadır. Unutulmamalıdır ki; erken teşhis hayat kurtarır” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2022/03/31/kansere-erken-teshisle-meydan-okuyun/">KANSERE ‘ERKEN TEŞHİS’LE MEYDAN OKUYUN</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2022/03/31/kansere-erken-teshisle-meydan-okuyun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BAĞIRSAK SAĞLIĞIMIZI NASIL KORUYABİLİRİZ?</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2021/09/17/bagirsak-sagligimizi-nasil-koruyabiliriz/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2021/09/17/bagirsak-sagligimizi-nasil-koruyabiliriz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Sep 2021 10:04:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[alkol]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=33830</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beslenme alışkanlıklarının bağırsak sistemi hastalıklarına büyük ölçüde etki ettiğini ifade eden İskenderun Gelişim Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Halil Mert Bahadır, bu hastalıkların önlenmesinde; dengeli beslenme, doğru tuvalet alışkanlığı, kaliteli uyku ve düzenli egzersizin önemine değindi. Op. Dr. Bahadır, “Akdeniz coğrafyasında olmamıza rağmen, bölgemizde et ağırlıklı, baharatlı, acılı ve yağlı beslenme tercih edilmektedir. Bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/09/17/bagirsak-sagligimizi-nasil-koruyabiliriz/">BAĞIRSAK SAĞLIĞIMIZI NASIL KORUYABİLİRİZ?</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-33831 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/09/g-4.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/09/g-4.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/09/g-4-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p style="text-align: center;">Beslenme alışkanlıklarının bağırsak sistemi hastalıklarına büyük ölçüde etki ettiğini ifade eden İskenderun Gelişim Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Halil Mert Bahadır, bu hastalıkların önlenmesinde; dengeli beslenme, doğru tuvalet alışkanlığı, kaliteli uyku ve düzenli egzersizin önemine değindi.</p>
<p style="text-align: center;">Op. Dr. Bahadır, “Akdeniz coğrafyasında olmamıza rağmen, bölgemizde et ağırlıklı, baharatlı, acılı ve yağlı beslenme tercih edilmektedir. Bu nedenle mide, bağırsak sistemi ve anal bölge hastalıklarıyla çok sık karşılaşmaktayız. Beslenme; enfeksiyonlar, sindirim sistemi kanserleri ve hemoroid (basur), fissür (makat çatlağı) gibi iyi huylu anal bölge hastalıklarına zemin hazırlayıcı faktörlerden birisidir. Bu hastalıkların önlenmesinde dengeli beslenme, doğru tuvalet alışkanlığı, kaliteli uyku ve düzenli egzersiz önemli yer tutmaktadır. Alkol ve sigara gibi zararlı alışkanlıkların sindirim sistemine doğrudan hasar verici etkileri vardır” açıklamasında bulundu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Erken teşhis tedavi için önemli”</strong></p>
<p style="text-align: center;">Anal bölge hastalıkları erken evrede fark edildiğinde basit müdahalelerle tedavi edilebildiğini açıklayan Op. Dr. Halil Mert Bahadır, “Anal bölgenin iyi huylu hastalıkları oluşmuş olsa bile, erken evrede yine bu önlemlerle ve hayat tarzı değişiklikleriyle tedavi sağlanabilir. Biz cerrahi müdahaleyi en son tercih olarak uyguluyoruz. Çünkü makat oldukça hassas damar ve sinir ağlarıyla örülü, vücut için son derece önemli işlevleri olan bir organdır. Buraya yapılacak bir müdahaleye titizlikle ve iyi planlayarak karar verilmelidir. Yapılan işlem de anatomiye en az zarar verecek, hastanın yakınmalarına odaklı ve beklentilerini karşılayacak şekilde olmalıdır. İyileşmenin en kısa sürede olması işe ve sosyal hayata dönüşün hızlıca sağlanması için gereklidir. Bu sebeple biz kliniğimizde; lazer ablasyon, band ligasyonu, skleroterapi, doppler ligasyon gibi kesisiz, dikişsiz yöntemleri öncelikle tercih ediyoruz. Dirençli anal fissürlerde, poliklinik ortamında uyguladığımız botoks enjeksiyonu yöntemiyle, düzelme sağlayabiliyoruz. Kullandığımız teknolojinin ve modern bilimsel gelişmelerin faydalarını iyileşme süreçlerinde birebir gözlemliyoruz. İlerlemiş iltihaplı ve son evre vakalarda ise en son tercih olan klasik açık cerrahi yöntemi uyguluyoruz” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/09/17/bagirsak-sagligimizi-nasil-koruyabiliriz/">BAĞIRSAK SAĞLIĞIMIZI NASIL KORUYABİLİRİZ?</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2021/09/17/bagirsak-sagligimizi-nasil-koruyabiliriz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KARIN AĞRISININ EN SIK SEBEPLERİNDEN BİRİ ‘MİDE ÜLSERİ’</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2021/09/15/karin-agrisinin-en-sik-sebeplerinden-biri-mide-ulseri/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2021/09/15/karin-agrisinin-en-sik-sebeplerinden-biri-mide-ulseri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Sep 2021 12:05:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[Karın ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[palmiye hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ülser]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=33797</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşam kalitesini düşüren bir mide rahatsızlığı olan ülser hakkında bilgilendirmede bulunan İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, ülserin tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açacağını ifade etti. Ülser nedir? Karın ağrısının en sık nedeninin ülser olduğunu belirten Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Ülser, mide veya onikiparmak barsağının; mide asidi, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/09/15/karin-agrisinin-en-sik-sebeplerinden-biri-mide-ulseri/">KARIN AĞRISININ EN SIK SEBEPLERİNDEN BİRİ ‘MİDE ÜLSERİ’</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-33798 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/09/p-3.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/09/p-3.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/09/p-3-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p style="text-align: center;">Yaşam kalitesini düşüren bir mide rahatsızlığı olan ülser hakkında bilgilendirmede bulunan İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, ülserin tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açacağını ifade etti.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ülser nedir?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Karın ağrısının en sık nedeninin ülser olduğunu belirten Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Ülser, mide veya onikiparmak barsağının; mide asidi, pepsin, bakteri ve ilaçlara bağlı gelişen doku kaybıdır. Midede belli hücrelerden salgılanan asit, normal koşullar altında midenin kendisine zarar vermez. Bunun nedeni, mide yüzeyini sıvayan bikarbonat ve mukus tabakasıdır ve bu tabaka asidin ve diğer zararlı etkenlerin mide yüzeyine temasını, dolayısıyla hasar oluşturmasını engellemektedir. Bu savunma kalkanını olumsuz etkileyen durumlar, ülsere yatkınlık oluşturur. Diğer deyimle peptik ülser olarak da adlandırılan hastalık, toplumda en sık karşılaşılan tablolardan biridir. Peptik ülsere hemen, her yaşta rastlanabilirse de 20 yaşından önce nadirdir. Yirmi yaşından itibaren sıklığı devamlı olarak artar, 50 yaş civarında en yüksek seviyeyi bulur. İnce barsağın 25 santimetre kadar olan ilk bölümüne ‘onikiparmak barsağı’ denir. Halk arasında ‘mide’ ülseri’ olarak kullanılan tabir; hem mide, hem de onikiparmak barsağı ülserini kapsar. Onikiparmak barsağı ülserine mide ülserinden daha sık karşılaşılır” açıklamasında bulundu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Ağrı kesiciler ülser nedeni”</strong></p>
<p style="text-align: center;">Tüm dünyada ülser gelişimini etkileyen ve ülsere neden olan en sık etkenlerin başında ağrı kesici kullanımı ve Helicobacter pylori adlı mikrop olduğunu ifade eden Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Ağrı kesici olarak kullanılan hemen tüm ilaçlar, mide-barsak sisteminde ülser gelişimine neden olabilmektedir. Bu ilaçlar, mide-barsak yüzeyinde önemli değişiklikler yaparak savunma mekanizmalarını yok etmekte ve ülser oluşturabilmektedir. Ülkemizde toplum kaynaklı çalışmalarda bu enfeksiyonun yüzde 80’den fazla insanda kolonize olduğu bilinmektedir. Bu bakteri enfekte olan bireylerde mide mukus tabakası altında yaşamını sürmekte ve salgıladığı bazı maddelerle ülser gelişimine neden olmaktadır. Mide ülseri yanında mide kanseri gelişimini de riske edebilmektedir. Klinik pratikte sık karşılaştığımız bu enfeksiyon ajanının kimlerde tedavi hedefi olması gerektiği bilimsel kriterlere dahildir. Mide-barsak ülseri olan kişilerde bu bakteri mutlaka tedavi edilmelidir” dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ülserin belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ülserde en sık görülen belirtilerden söz eden Prof. Dr. Yılmaz, “Ülser hastalarında ana şikâyet karın üst-orta bölgesinde kemirici ağrıdır. Ağrı genellikle açlıkta artar. Şiddetli olgularda gece uykudan uyandırır. Şişkinlik, bulantı ve zaman zaman kusmalar eşlik edebilir. İştah değişikliği yaparak kilo kaybına yol açabilir. Ülser delinmesi olan olgularda karın zarı iltihabı, kanamalı ülserlerde ağızdan kanlı kusma ve dışkıda siyahlaşma görülebilir” şeklinde konuştu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ülserin tanısı nasıl konulur?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Mide-barsak ülseri tanısında en önemli adımın, ayrıntılı şikâyet öyküsü almak olduğunu belirten Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Bu hastalarda ilk şikâyet, karnın üst kısmında şimşek çakar</p>
<p style="text-align: center;">gibi aniden başlayan ve bütün karna yayılan çok şiddetli ağrıdır. Soğuk ter, nabızda hızlanma, solukluk, kabızlık, bazen bulantı-kusma vardır. Çok nadir görülür. Muayenede bütün karında tahta gibi bir sertlik vardır. Ülserin gidişi esnasında belirtilerdeki şiddetlenme ve değişmeyle tıbbi tedaviye direnç hallerinde bu tür delinmeyi düşünmek gerekir. Diğer bir komplikasyon olan mide çıkışı tıkanıklığı, genellikle onikiparmak barsağı ülserlerinde rastlanılan bir durumdur. Nadiren mide çıkış yolu ülserlerinde de gelişebilir. Bu hastalarda şiddetli bulantı ve kusmalar olur. Endoskopik veya cerrahi yöntemler tıkanıklığı açmada yararlı yaklaşımlardır” dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Mide ülserinde tedavi nasıl olur?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ülser tedavisinde; aktif ülser tedavisi ve yeni ülser oluşumunun önlenmesi olarak iki aşama olduğunu belirten Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Mide-barsak ülseri tedavisi belli aşamaları olan zahmetli ve sabır isteyen bir durumdur. Ülserin iyileşmesini sağlamak için mideyi vücut beslenmesini bozmayacak şekilde dinlendirmek önemlidir. Bunu sağlamak için fiziksel ve ruhsal istirahat, uygun bir beslenme tarzı tavsiye edilir. Kısa aralıklı olarak küçük porsiyonlar halinde yemek ve mide salgısını uyarıcı gıdalar tüketmemek diyetin esasını oluşturur. Süt, gıda değeri yönünden olduğu kadar tahriş edici olmayışı da ülser tedavisinde önemlidir. Hasta tarafından dokunduğu bildirilen yiyecekler alınmayarak, serbest, zararsız bir diyet uygulanmalıdır. Bu arada et suyu, baharat, kızartmalar, turşular yasaklanmalı, kahve, alkol ve sigara kesilmeli veya mümkün olduğu kadar azaltılmalıdır. Sigaranın zararları üzerinde ısrarla durulmalı ve hastaya anlatılmalıdır. Bu arada ülseri tetikledikleri ve kanamaya yol açabildiklerinden kortikosteroid, aspirin ve diğer ağrı kesiciler kesinlikle kullandırılmamalıdır” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/09/15/karin-agrisinin-en-sik-sebeplerinden-biri-mide-ulseri/">KARIN AĞRISININ EN SIK SEBEPLERİNDEN BİRİ ‘MİDE ÜLSERİ’</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2021/09/15/karin-agrisinin-en-sik-sebeplerinden-biri-mide-ulseri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN SAĞLIKLI BESLENİN</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2021/04/07/akilli-beslenme-saglikli-beslen/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2021/04/07/akilli-beslenme-saglikli-beslen/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Apr 2021 13:44:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[alkol]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[nöroloji]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=31030</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam sonucunda ortaya çıkan obezitenin; depresyon ve diğer psikopatolojiler, kanser, diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları, mide-barsak pasajı hastalıkları gibi birçok sağlık tehlikesini beraberinde getirdiğini ifade eden İskenderun Gelişim Hastanesi Uzman Diyetisyeni Eray Albayrak, değiştirilebilir bir risk faktörü olan sağlıksız beslenmeye yönelik gerçekleştirilen iyileştirici her adımın, sağlık adına önemli bir yatırım olacağını belirtti. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/04/07/akilli-beslenme-saglikli-beslen/">SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN SAĞLIKLI BESLENİN</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-31031 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/04/g.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/04/g.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/04/g-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p style="text-align: center;">Sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam sonucunda ortaya çıkan obezitenin; depresyon ve diğer psikopatolojiler, kanser, diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları, mide-barsak pasajı hastalıkları gibi birçok sağlık tehlikesini beraberinde getirdiğini ifade eden İskenderun Gelişim Hastanesi Uzman Diyetisyeni Eray Albayrak, değiştirilebilir bir risk faktörü olan sağlıksız beslenmeye yönelik gerçekleştirilen iyileştirici her adımın, sağlık adına önemli bir yatırım olacağını belirtti.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Sağlıklı yaşamanın anahtarı; sağlıklı beslenmek”</strong></p>
<p style="text-align: center;">Beden sağlığını korumak, geliştirmek ve yaşam kalitesini yükseltmek için sağlıklı beslenmenin önemli bir faktör olduğuna değinen Uzman Diyetisyen Albayrak, “Sağlıklı bir yaşam sürebilmek için, beslenmenin uzun süredir bilinen önemi ve bu bağlamda yaşam kalitesini arttırmadaki merkezi konumu, doğal olarak sağlıklı kalabilmek adına ne yenmesi gerektiği sorusuna yol açmaktadır. Pek çok çalışma, hastalık riski ve biyolojik tepkiler açısından, bireyler arasında büyük farklılıklar ortaya çıkarmaktadır ve bu durum, bu soruyu tam olarak yanıtlamayı zorlaştırmaktadır. Aynı zamanda, optimal sağlık adına hastalıkların önlenebilmesi için her duruma uyan tek bir beslenme reçetesinin ötesine geçmenin gerekliliğini ve her beslenme programının uygulanabilirliğinin, sürdürülebilirliğinin ve kalitesinin kişiden kişiye değişkenlik gösterebileceğini yansıtmaktadır. Tıbbın modern görüşü, çok boyutlu ve dinamik beslenme önerileri sunmak için, büyük bir potansiyele sahip olan, fonksiyonel ve bireye özgü beslenme olarak bilinen bir beslenme yaklaşımı doğurmuştur. Günümüzde beslenme bilimi; genetik ve mikrobiyom özellikler, antibiyotik ve probiyotik kullanımı, metabolizma, besinin tarladan sofraya yer aldığı ortamlar ve fiziksel aktivite arasındaki bireyler üzerinde ortaya çıkan karmaşık etkileşimin sağlık üzerindeki etkilerini, ekonomik, sosyal ve diğer davranışsal özellikler üzerinden anlamayı amaçlamaktadır. Yalnızca bu faktörlerin yarattığı katkıların ve karşılıklı ilişkilerinin, sağlam bir şekilde kavranmasıyla, dünyada farklı bireyler için hedeflenmiş beslenme rehberliği geliştirmek mümkün olacaktır” dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Sağlıklı kalabilmek adına ne yemeliyiz?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Sağlıklı bir yaşam için beslenme önerilerinde bulunan Uzman Diyetisyen Eray Albayrak, “Ülkemizde; kültürümüz, alışkanlıklarımız ve tükettiğimiz besinler doğrultusunda ortak bir payda yaratmaya çalışan Türkiye’ye Özgü Beslenme Rehberi geliştirilmiştir. Bu bilgiler doğrultusunda, günlük; tuz, şeker, alkol tüketimi sınırlandırılmalı, sebze ve meyve tüketimi arttırılmalı, doymuş yağ içeriği yüksek olan besinler örneğin; tereyağı, sakatat, yağlı et/tavuk gibi ürünlerin tüketimi azaltılmalı, doymuş yağ içeriği bulunmayan, omega 3’ten zengin balık tüketimi arttırılmalı, katı yağlar yerine bitkisel sıvı yağlar tercih edilmeli, yeterli su tüketimine önem verilmeli, yeterli posa içeriğine sahip tam tahıllı ürünler sofrada yer almalıdır.  Bunlar dışında besin hijyeni ve güvenliği noktasında da, besinlerin üreticiden tüketiciye geçiş aşamalarında gerekli kontroller yapılmalıdır. Besinin hazırlama, pişirilme, tüketilme esnasında hassasiyet gösterilmelidir. Tüketime hazır besinler uygun koşullarda, uygun süre saklanmalıdır” şeklinde konuştu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Obezite, küresel ve metabolik bir hastalıktır”</strong></p>
<p style="text-align: center;">Haftada 3-4 gün en az 45 dakikalık düzenli fiziksel aktivitenin obeziteye karşı koruyu olacağının altını çizen Albayrak, “Vücutta artan yağ kütlesi ile beraber ortaya çıkan, yandaş hastalıklar ile seyredebilen obezite, artan enerji alımı ve azalan fiziksel aktivite ile doğrudan ilişkilidir. Beslenme tüm bunların yanı sıra; davranış, ruh hali ve akıl sağlığının patolojisi ve tedavisi ile de ilişkilendirilmiştir. Günümüzde psikolojik, nörolojik hastalıklar ve kötü madde kullanımı en büyük küresel hastalık yükünü temsil etmektedir. Beslenme alanında yapılan mevcut araştırmalar ve 2016 Beslenme Topluluğu Toplantısı&#8217;nda sunulan kanıtlar, yeterli ve dengeli beslenme konusunda farkındalığın artması ile psikolojik ve nörolojik hastalıkların hastalık yükünü makul ve önemli ölçüde azaltabileceğini göstermektedir” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/04/07/akilli-beslenme-saglikli-beslen/">SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN SAĞLIKLI BESLENİN</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2021/04/07/akilli-beslenme-saglikli-beslen/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ERKEN TEŞHİS KANSERİ YENİYOR!</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2021/04/06/erken-teshis-kanseri-yeniyor/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2021/04/06/erken-teshis-kanseri-yeniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Apr 2021 14:30:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[akçiğer]]></category>
		<category><![CDATA[alkol]]></category>
		<category><![CDATA[bağışıklık sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[damar]]></category>
		<category><![CDATA[dil]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[erken tanı]]></category>
		<category><![CDATA[gelişim hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[ırk]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[Kemoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[kolorektal]]></category>
		<category><![CDATA[MEME KANSERİ]]></category>
		<category><![CDATA[mesane]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[prostat]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Rahim kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Kanser Haftası]]></category>
		<category><![CDATA[yaş]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=30991</guid>

					<description><![CDATA[<p>İskenderun Gelişim Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Sadık Muallaoğlu, halkın kanser ve kanserden korunma konusunda farkındalığını artırmak için her yıl 1-7 Nisan tarihleri arasında düzenlenen ‘Ulusal Kanser Haftası’ etkinlikleri kapsamında erken tanının önemine dikkat çekti. Kanserin, ülkemizde ve dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alması nedeniyle önemli bir toplum sağlığı sorunu olduğunu belirten [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/04/06/erken-teshis-kanseri-yeniyor/">ERKEN TEŞHİS KANSERİ YENİYOR!</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-30992 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/04/k.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/04/k.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/04/k-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p style="text-align: center;">İskenderun Gelişim Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Sadık Muallaoğlu, halkın kanser ve kanserden korunma konusunda farkındalığını artırmak için her yıl 1-7 Nisan tarihleri arasında düzenlenen ‘Ulusal Kanser Haftası’ etkinlikleri kapsamında erken tanının önemine dikkat çekti.</p>
<p style="text-align: center;">Kanserin, ülkemizde ve dünyada ölüm nedenleri arasında ikinci sırada yer alması nedeniyle önemli bir toplum sağlığı sorunu olduğunu belirten Doç. Dr. Sadık Muallaoğlu, “Dünyada her yıl yaklaşık 14 milyon kişi kansere yakalanmakta ve Sağlık Bakanlığı verilerine göre de her yıl ülkemizde 170 bin kişiye kanser tanısı konmaktadır. Bu hastalık; yaş, cinsiyet, dil, din, ırk ayırımı yapmaksızın tüm insanları etkilemektedir. 2030 yılına gelindiğinde yıllık 22 milyon yeni vaka ortaya çıkması beklenmektedir. Türkiye’de ise sebebi bilinen ölümler sıralamasında kalp-damar hastalıklarından sonra en sık görülen ikinci ölüm sebebi olarak dikkat çekmektedir” açıklamasında bulundu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Akciğer kanseri en sık görülen kanser türlerinin başında”</strong></p>
<p style="text-align: center;">Erken evre kanserlerde iyileşme oranının yüksek olduğunu belirten Doç. Dr. Sadık Muallaoğlu, yeni tedavi hakkında da bilgi vererek, “Ülkemizde erkeklerde görülen en sık ilk 5 kanser türü; akciğer, prostat, mesane, kolorektal (kalın barsak) ve mide kanseri olarak sıralanmaktadır. Ülkemizde kadınlarda en sık görülen meme kanseri, her 8 kadın kanserinden birisi olmaya devam etmektedir. Bunu dışında rahim ağzı (serviks), rahim ve yumurtalık kanserleri de sık görülen kadın kanserleri olarak sıralanabilir. Kanserleşmeyi tetikleyici faktörler; çevresel, kalıtsal ve rasgele mutasyonlar olarak üçe ayrılır. Çevresel faktörler; sigara, alkol, obezite, hava kirliliği gibi önlenebilir faktörlerdir. Kalıtsal faktörler; önlenemez, erken tanı çok değerli ve çoğunlukla mümkündür. Rasgele mutasyonların çoğu yaşlılıkla ilgilidir ve önlenemez. Son yıllarda yapılan araştırmaların sonucunda kanser tedavisinde önemli gelişmeler kaydedildi. Genetik testler, kanserin önlenmesinde, teşhisinde ve tedavinin planlanmasında çok önemli bir noktaya geldi. Yeni kemoterapiler, bağışıklık sistemi üzerine etki eden immünoterapiler, cerrahi ve radyoterapide olan gelişmeler umut verici. Erken evre kanserlerde tam iyileşme oranları yüksek. İleri evre kanserlerin de önemli bir kısmında yeni tedavilerle oldukça uzun süreler hastalığın kontrolünü sağlamak, ilerlemesini durdurmak ve geriletmek mümkün olabiliyor” şeklinde konuştu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Gelişim Hastanesi Kemoterapi Ünitesi Yenilendi</strong></p>
<p style="text-align: center;">İskenderun Gelişim Hastanesi Tıbbi Onkoloji Birimi’nin yenilenerek hizmet verdiğini açıklayan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Sadık Muallaoğlu, “İskenderun Gelişim Hastanesi Tıbbi Onkoloji Kliniği olarak, 2016 yılından beri ilçemizde hizmet vermekteyiz. Eylül 2020’ den beri hastanemizin 6. Katında bulunan yeni ünitemize taşındık. Hastane yönetimimizin gayretleri ile ünitemiz yenilenmiş olup, 12 kemoterapi kabini ve bir ilaç hazırlama ünitesi ile bir ayda 400 civarında hastaya kemoterapi, immünoterapi ve destek tedavileri uygulamaktayız. 1 uzman doktor, 5 hemşire, 2 sekreter, 1 personel ile çalışmakta olup; 2 psikolog ve 1 psikiyatri uzmanımızdan da destek almaktayız” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/04/06/erken-teshis-kanseri-yeniyor/">ERKEN TEŞHİS KANSERİ YENİYOR!</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2021/04/06/erken-teshis-kanseri-yeniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MİDE AĞRINIZIN SEBEBİ KORONAVİRÜS OLABİLİR!</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2021/01/19/mide-agrinizin-sebebi-koronavirus-olabilir/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2021/01/19/mide-agrinizin-sebebi-koronavirus-olabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Jan 2021 13:37:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[boğaz ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[eklem ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[halsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[nefes darlığı]]></category>
		<category><![CDATA[öksürük]]></category>
		<category><![CDATA[özel palmiye hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=29229</guid>

					<description><![CDATA[<p>İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs hastalığının mide ve bağırsak hastalıklarını olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Koronavirüsün, vücuttaki birçok sisteme zarar verdiğini ifade eden Prof. Dr. Şerif Yılmaz, özellikle son birkaç günde geçmeyen mide ağrıları için kontrol muayenesinin önemli olduğunu belirterek, “Koronavirüs hastalığı (COVID-19), [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/01/19/mide-agrinizin-sebebi-koronavirus-olabilir/">MİDE AĞRINIZIN SEBEBİ KORONAVİRÜS OLABİLİR!</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-29230 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/01/p-3.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/01/p-3.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/01/p-3-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p style="text-align: center;">İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs hastalığının mide ve bağırsak hastalıklarını olumsuz etkilediğine dikkat çekti.</p>
<p style="text-align: center;">Koronavirüsün, vücuttaki birçok sisteme zarar verdiğini ifade eden Prof. Dr. Şerif Yılmaz, özellikle son birkaç günde geçmeyen mide ağrıları için kontrol muayenesinin önemli olduğunu belirterek, “Koronavirüs hastalığı (COVID-19), yaklaşık bir yıldır tüm dünyanın ana sağlık sorunu olmayı sürdürmektedir. Son derece bulaşıcı olan bu viral hastalık, her geçen gün ölümlere sebep olmaktadır. Hastalıkta temel şikâyetler; halsizlik, boğaz ağrısı, eklem ağrıları, nefes darlığı ve öksürüktür. Bu ana şikâyetler yanında, birçok olgu farklı klinik tablolarla karşımıza gelmektedir. Gastroenteroloji polikliniği hizmeti verdiğim ortamda, MİDE ağrıları ve bulantı, karın şişkinliği ve İSHAL tanımlayan hastalarda azımsanmayacak oranlarda, koronavirüs tanısı koymaktayım. Bu konuda şikâyet tanımlamalarına dikkat etmek önemlidir. Son birkaç gündür (yeni) başlayan her tür dispeptik şikâyette, endoskopik işlem yapmadan önce ilgili kan testleri ve örnekler alınmalı, hastalık tanısı ekarte edildikten sonra ilerlenmelidir. Bu farkındalık dikkate alınmalıdır. Gereksiz tedavi ve tanı da, gecikmelere yol açmamak esastır. Aşının ülkemizde pratik olarak uygulanmaya başlamasının, hastalıkla mücadelede çok önemli bir adım olduğunu belirtmeliyim” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/01/19/mide-agrinizin-sebebi-koronavirus-olabilir/">MİDE AĞRINIZIN SEBEBİ KORONAVİRÜS OLABİLİR!</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2021/01/19/mide-agrinizin-sebebi-koronavirus-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KORONAVİRÜSLÜ OBEZ BİREYLERİN ÖLÜM RİSKİ DAHA YÜKSEK</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2021/01/13/29038/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2021/01/13/29038/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Jan 2021 10:24:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[özel gelişim hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=29038</guid>

					<description><![CDATA[<p>Koronavirüslü obez bireylerde, normal kilodaki hastalara oranla ölüm riskinin daha fazla olduğunu ifade eden İskenderun Gelişim Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Halil Mert Bahadır, birçok kronik hastalığı tetikleyen obezitenin kontrol altına alınmasının önemine dikkat çekti. Koronavirüsle ilgili bilimsel araştırmalarda, obezitenin en önemli risk faktörlerinden biri olduğunu belirten Op. Dr. Halil Mert Bahadır, “Yapılan bilimsel [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/01/13/29038/">KORONAVİRÜSLÜ OBEZ BİREYLERİN ÖLÜM RİSKİ DAHA YÜKSEK</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-29039 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/01/g-3.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/01/g-3.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/01/g-3-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p style="text-align: center;">Koronavirüslü obez bireylerde, normal kilodaki hastalara oranla ölüm riskinin daha fazla olduğunu ifade eden İskenderun Gelişim Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Halil Mert Bahadır, birçok kronik hastalığı tetikleyen obezitenin kontrol altına alınmasının önemine dikkat çekti.</p>
<p style="text-align: center;">Koronavirüsle ilgili bilimsel araştırmalarda, obezitenin en önemli risk faktörlerinden biri olduğunu belirten Op. Dr. Halil Mert Bahadır, “Yapılan bilimsel çalışmalarda, obez bireylerde covid sebepli ölümlerin daha fazla ve hastanede yatış sürelerinin daha uzun olduğu gösterilmiştir. Bunun sebepleri arasında obez bireylerde; diyabet, hipertansiyon, astım gibi eşlik eden kronik hastalıkların daha yaygın görülmesi, baskılanmış bağışıklık sistemi, kan akımının yavaşlaması sayılabilir. Özellikle gençlerde covid enfeksiyonunun şiddetli seyretmesinin en önemli nedenlerinden birisi obezitedir. Covid pandemisinin bir diğer etkisi de, ihmal edilen karın ağrılarının yol açtığı acil sorunlardır. Safra kesesi iltihabı, boğulmuş fıtık, gecikmiş apandisitler ile pandemi döneminde daha çok karşılaşmaktayız. Bu durum, hasta ve hekim için tedaviyi oldukça zorlaştırmakta, hastanede kalış sürelerini uzatmaktadır. Örneğin mide ülseri hastası, ilaç tedavisiyle kolaylıkla sağlığına kavuşabilecek iken, acil servise kanama ve delinme ile gelebiliyor. Kontrol muayenelerini ihmal eden hastalarımızda; meme, mide ve kalın bağırsak kanserlerinin erken dönemde teşhis ve tedavi şansı azalmaktadır” açıklamasında bulundu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8220;Kronik Hastalıklar Bu Süreçte İhmal Edilmemeli&#8221;</strong></p>
<p style="text-align: center;">Kronik hastalıkların takip sürecinin önemine dikkat çeken Op. Dr. Bahadır, özellikle tarama testlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade ederek, “İskenderun Gelişim Hastanesi olarak gerekli korunma ve sterilizasyon önlemlerini alarak; muayene, tetkik ve ameliyatlarımıza devam etmekteyiz. Maske, sosyal mesafe, hijyen dengeli beslenme, koronavirüsten korunmada oldukça önemlidir. Bununla birlikte özellikle ani gelişen karın ağrılarında hastaneye başvuruların gecikmemesi, kronik hastalarımızın kontrol muayenelerini ihmal etmemeleri gerekir” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/01/13/29038/">KORONAVİRÜSLÜ OBEZ BİREYLERİN ÖLÜM RİSKİ DAHA YÜKSEK</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2021/01/13/29038/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uzm. Diyetisyen Eray Albayrak:“KURBAN BAYRAMI’NDA ORGANLARI YORMAK YOK”</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2020/07/27/uzm-diyetisyen-eray-albayrakkurban-bayraminda-organlari-yormak-yok/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2020/07/27/uzm-diyetisyen-eray-albayrakkurban-bayraminda-organlari-yormak-yok/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Jul 2020 11:46:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı et]]></category>
		<category><![CDATA[kurban bayramı]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[özel gelişim hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=26650</guid>

					<description><![CDATA[<p>İskenderun Gelişim Hastanesi Uzman Diyetisyeni Eray Albayrak, Kurban Bayramı yaklaşırken, kırmızı etin vücuda yararlarına dikkat çekti. Kırmızı etin tüketiminde porsiyon ölçüsünün önemine değinen Uzm. Diyetisyen Albayrak, “Kırmızı et tüketimi; sıklığına, porsiyonuna ve tüketim şekline dikkat edildiği takdirde, kalp hastaları için risk teşkil etmemektedir. Haftada 2 kez 100-150 gram (bu porsiyon günlük de daha küçük porsiyonlarla [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2020/07/27/uzm-diyetisyen-eray-albayrakkurban-bayraminda-organlari-yormak-yok/">Uzm. Diyetisyen Eray Albayrak:“KURBAN BAYRAMI’NDA ORGANLARI YORMAK YOK”</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-26651 aligncenter" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2020/07/ge.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2020/07/ge.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2020/07/ge-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 647px) 100vw, 647px" />İskenderun Gelişim Hastanesi Uzman Diyetisyeni Eray Albayrak, Kurban Bayramı yaklaşırken, kırmızı etin vücuda yararlarına dikkat çekti.</strong></p>
<p><em>Kırmızı etin tüketiminde porsiyon ölçüsünün önemine değinen Uzm. Diyetisyen Albayrak, “Kırmızı et tüketimi; sıklığına, porsiyonuna ve tüketim şekline dikkat edildiği takdirde, kalp hastaları için risk teşkil etmemektedir. Haftada 2 kez 100-150 gram (bu porsiyon günlük de daha küçük porsiyonlarla beslenme örüntünüze dağıtılabilir), haşlama/ ızgara/ fırında pişirme yöntemleri tercih edilerek hazırlanmış, yanında pişmiş veya çiğ sebze ile servis edilen et yemekleri kalp sağlığınıza risk oluşturmadan, sağlığınız açısından olumlu etki gösterecektir. Kurban Bayramı süresince de bu noktalara dikkat edilmeli, bu porsiyon ve tüketim şekillerine uygun davranılmalıdır. İnsan vücudu, protein içeriklidir ve bu yapıdaki bedenlerin proteinle beslenmesi şarttır. Kırmızı et, içeriğindeki besleyici bileşenlerden dolayı, haftada 2 kez tercih edilmelidir. Sadece kırmızı ete dayalı bir beslenme şeklini benimsemek yanlıştır. Haftada 2 gün balık, 2 gün tavuk veya hindi, 2 gün kırmızı et ve 1 gün kurubaklagil tercih etmek, kaliteli protein alımına yardımcı olacaktır” dedi.</em></p>
<p><strong>“B12 Vitamininin zengin kaynağı kırmızı et”</strong></p>
<p>Enerji üretimi ve bağışıklık hücrelerinin korunmasında, kırmızı et tüketiminin öneminin büyük olduğunu ifade eden Uzm. Diyetisyen Albayrak, “Demirin taşınmasında önemli görev üstlenen ve damar yapısını koruyucu özellikte B12 vitamini, kırmızı ette yüksek miktarda bulunur. Günümüzde B12 eksikliği, sık yaşanan bir sağlık problemdir. Kalbimizi etkileyen bu problem, beynimizi de negatif yönde etkilemektedir. Alzheimer, bunama ve konsantrasyon güçlüğü B12 eksikliğinde ortaya çıkabilir. Megaloblastik anemi de B12 eksikliğinde görülür ve kronik yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık, baş ağrısı ve saç dökülmesini beraberinde getirir. Dikkat edilecek nokta etleri hazırlarken kullanılan sos ve marinasyon işlemidir. Kremalı ve yağlı soslar enerji alımınızı arttırıp, sağlığınız açısından tehlikeli olabilir. Et yemeklerinde lezzeti arttırabilmek adına kalori değeri yüksek soslar yerine baharatlar kullanılabilir. Örneğin; biberiye, kekik, fesleğen, kişniş kullanılabilir. Sağlıklı beslenme kuralları çerçevesinde kırmızı etin yeri yadsınamayacak kadar önemlidir. Önyargılara maruz kalan kırmızı eti bayram ve normal beslenme düzeninizde, önerdiğim ölçü ve şekillerde tüketmeniz sağlığınız açısından oldukça önemlidir” açıklamasında bulundu.</p>
<p><strong>“Karaciğerinize yüklenmeyin, kalbinizi sevin”</strong></p>
<p><em>Bayramda karaciğeri ve kalbi yormamak adına, sağlıklı ve dengeli beslenmenin önemli olduğunu vurgulayan Uzm. Diyetisyen Eray Albayrak, “Kurban bayramının geleneksel yemeği haline gelen kavurmanın içine tereyağı veya kuyruk/iç yağı eklemeden, kendi suyunda, kısık ateşte pişirme yapılmalıdır. Kuyruk yağı, iç yağı karaciğer ve kalp-damar sağlığı açısından büyük tehlikedir. Bu yağları tercih etmemek gerekir. İçerisine et/kıyma giren bir yemeğin pişirilmesi aşamasında ekstra yağ eklemek gereksizdir. Etin kendi yapısındaki yağ yemeğin pişmesi bakımından yeterli olacaktır. Bayramda hem doymuş yağlardan zengin hem de şeker içeriği yüksek beslenip ekstra çalışmak zorunda bıraktığınız karaciğerinizi yormamak adına fazla yağ ve şeker tüketiminden öneriler doğrultusunda kaçınmak gerekiyor. Bu bayramda da Ramazan bayramında olduğu gibi şerbetli, hamurlu tatlılar ve çikolata-şeker ikramlarından fazlaca nasibimizi alabiliyoruz; bu durum pankreasınızı çok yoruyor! Vücudumuzdaki “şeker” düzenlemesinin ana merkezi pankreas organınızın fazla yorgun düşmemesi adına şeker tüketimini sınırlandırmak gerekmektedir” şeklinde konuştu.</em></p>
<p><strong>“Mide ve bağırsaklarınıza iyi bakın”</strong></p>
<p>Bayramda tüketilen büyük porsiyonların mide kapasitesini zorladığını belirten Albayrak, “Hayır diyemediğiniz ikramlardan sonra sık sık reflü şikâyetleri yaşanabiliyor. Fazla porsiyonda ve sık tüketilen besinler iştah kontrolsüzlüğü de yaratabiliyor. Mideyi rahatlatmanın sırrı ara öğünlerden geçiyor. Yeterli sayıda ve uygun içerikli ara öğün tüketim alışkanlığı kazanmak, hem mide kapasitenizi kısa sürede eski haline getirebilir, hem de iştahınızın kontrolünü sağlamanıza destek olacaktır. Unutmamak gereken önemli bir nokta var: sofraya aç oturmamak ana öğünde tüketeceğiniz besin miktarını etkiler, azaltır. Ara öğünler midenizi rahatlatır, dinlendirmeye destektir. Bireye özgü düzenlenmemiş popüler diyet uygulamalarından özellikle yüksek protein içerikli olanlarında gözlendiği gibi bayramda da sürekli protein alımını arttıracak şekilde beslenmek kabızlık problemini doğuracaktır. Bağırsaklarınızı iyi bakabilmek için ilk olarak; bağırsaklarınızı toksinlerden arındırmalı, bağışıklık sisteminize destek olmalısınız. Bayram süresince ve sonrasında probiyotik ve prebiyotiklerden zengin beslenmelisiniz. Probiyotik içerikli ev yapımı turşu, kefir, ev yoğurdu, fermente lahana ve prebiyotik içerikli elma, muz, avokado, keten tohumu, soğan, mercimek, kabak tüketimi bağırsaklarınızı iyi beslemenize yardımcı olacaktır. Organlarınızı yormadan, bağışıklığınızı güçlü tutarak, sevdiklerinizle keyifle ve özellikle sevgiye doyduğunuz bir bayram geçirmeniz dileğiyle” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2020/07/27/uzm-diyetisyen-eray-albayrakkurban-bayraminda-organlari-yormak-yok/">Uzm. Diyetisyen Eray Albayrak:“KURBAN BAYRAMI’NDA ORGANLARI YORMAK YOK”</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2020/07/27/uzm-diyetisyen-eray-albayrakkurban-bayraminda-organlari-yormak-yok/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
