<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Archives - Asi Gazetesi İskenderun</title>
	<atom:link href="https://www.asigazete.com/tag/ic-hastaliklari-ve-gastroenteroloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.asigazete.com/tag/ic-hastaliklari-ve-gastroenteroloji/</link>
	<description>Milletin Müşterek Sesi &#124; Son Dakika, Haber, Siyaset, Eğitim, İskenderun Son Dakika</description>
	<lastBuildDate>Thu, 31 Mar 2022 14:43:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>“SİROZUN ANA SEBEBİ, ÖNEMSEYELİM!”</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2022/03/31/sirozun-ana-sebebi-onemseyelim/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2022/03/31/sirozun-ana-sebebi-onemseyelim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Mar 2022 14:43:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[alkol]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Şerif Yılmaz;]]></category>
		<category><![CDATA[İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer]]></category>
		<category><![CDATA[obez]]></category>
		<category><![CDATA[palmiye hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=36353</guid>

					<description><![CDATA[<p>İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, alkol dışı nedenlere bağlı karaciğer yağlanmasının günümüzde kronik karaciğer hastalıklarının en önemli nedeni olmaya başladığını ifade ederek, bu yağlanmanın altındaki sebeplerin araştırılması ve mutlaka gastroenteroloji uzmanı kontrolü gerektiğini belirtti. Karaciğeri etkileyen çok sayıda hastalık olduğunu açıklayan Prof. Dr. Yılmaz, “Karaciğer, vücudumuzda fabrika gibi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2022/03/31/sirozun-ana-sebebi-onemseyelim/">“SİROZUN ANA SEBEBİ, ÖNEMSEYELİM!”</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-36354 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2022/03/pa.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2022/03/pa.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2022/03/pa-300x166.jpg 300w" sizes="(max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p style="text-align: center;">İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, alkol dışı nedenlere bağlı karaciğer yağlanmasının günümüzde kronik karaciğer hastalıklarının en önemli nedeni olmaya başladığını ifade ederek, bu yağlanmanın altındaki sebeplerin araştırılması ve mutlaka gastroenteroloji uzmanı kontrolü gerektiğini belirtti.</p>
<p style="text-align: center;">Karaciğeri etkileyen çok sayıda hastalık olduğunu açıklayan Prof. Dr. Yılmaz, “Karaciğer, vücudumuzda fabrika gibi birçok biyokimyasal süreci düzenleyen hayati bir organdır. Karaciğerde yapısal ve fonksiyonel bozukluklara yol açan önemli tablolardan birisi de karaciğerdeki yağlanmadır. Alkol dışı nedenlere bağlı karaciğer yağlanması günümüzde kronik karaciğer hastalıklarının en önemli nedeni olmaya başlamıştır. Özellikle beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler ve obezite hastalığın sıklığının giderek artmasına yol açmaktadır. Bu hastalık basit karaciğer yağlanması şeklinde kalmayıp, ileriki süreçte özel önlemler alınmazsa yoğun karaciğer iltihabına ve hatta siroza kadar gidebilmektedir” açıklamasında bulundu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Yağlı karaciğer hastalığının belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Yağlı karaciğer hastalığı olan hastalarda genellikle şikâyet olmadığını belirten Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Halsizlik, bitkinlik, büyümüş karaciğere bağlı karın sağ üst bölgesinde dolgunluk hissi ve hafif ağrı olabilir. İleri karaciğer hastalığı gelişen vakalarda ise son dönem karaciğer yetmezliğinin tüm bulguları görülebilmektedir. Bu hastalarda genellikle başka amaçla yapılan karaciğer fonksiyon testlerindeki hafif-orta ALT/AST yükselmeleri veya ultrasondaki yaygın beyazlık artışı yağlı karaciğerden şüphelenilmesini ve hastanın bu amaçla araştırılmasını sağlar. İleri karaciğer zedelenmesi düşünülen hastalarda veya diğer karaciğer hastalıklarıyla ayırıcı tanı amacıyla biyopsi yapılabilir. Biyopsi çoğu hasta tarafından reddedilen bir yöntemdir. Biyopsiye alternatif olan bazı biyokimyasal testler geliştirilmiştir. Yağlı karaciğer hastalarında doğal seyri etkileyen en önemli tablo şeker hastalığı varlığıdır ve bu hasta gurubunda ölüm oranları belirgin olarak daha yüksektir” şeklinde konuştu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Mutlaka tedavi edilmelidir”</strong></p>
<p style="text-align: center;">Yağlı karaciğer hastalığının mutlaka tedavi edilmesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Yağlı karaciğer hastalığı, karaciğer sirozuna ilerleme potansiyeli olan bir durumdur. Bu nedenle mutlaka tedavisi gereklidir. Ancak altta yatan faktörlerin ortadan kaldırılamaması ve mekanizmanın tam olarak aydınlatılamamış olması etkili bir tedavi yaklaşımını zorlaştırmaktadır. Bugün için tüm hastalarda önerilebilecek onaylanmış bir medikal tedavi yaklaşımı yoktur. Bu nedenle bugün için en akılcı yaklaşım altta yatan obezite ve kan yağı yüksekliğinin kontrol altına alınması, bunlarla mücadele edilmesidir. Obeziteyle mücadelede sıkı diyet programları ve egzersiz en önemli aşamalardır. Kan yağı yüksekliği, hipertansiyon ve şeker hastalığı için belli ilaçlar kullanılmalıdır. Vitamin E, ursodeoksikolik asit gibi ilaçların etkinliği ile ilgili sonuçlar tartışmalıdır. Sonuç olarak yağlı karaciğer hastalığının belli bir şikâyet yapmaması onun masum bir durum olduğunu söylemez. Bu tablo ile karşılaşıldığında gastroenteroloji polikliniklerine başvurulmalı, tedbirler alınmalıdır. Konuyu tersten almak gerekirse obezitesi veya şeker hastalığı olan her hasta yağlı karaciğer tablosu açısından sistematik takiplere alınmalı ve hastalık önemsenmelidir” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2022/03/31/sirozun-ana-sebebi-onemseyelim/">“SİROZUN ANA SEBEBİ, ÖNEMSEYELİM!”</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2022/03/31/sirozun-ana-sebebi-onemseyelim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOLOREKTAL KANSER NEDİR?</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2022/03/10/kolorektal-kanser-nedir/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2022/03/10/kolorektal-kanser-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Mar 2022 11:58:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Şerif Yılmaz;]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[Kalın bağırsak kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon Kanseri Farkındalık Ayı]]></category>
		<category><![CDATA[palmiye hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=36119</guid>

					<description><![CDATA[<p>‘Kolon Kanseri Farkındalık Ayı’ kapsamında açıklamada bulunan İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, oldukça yaygın görülen kolon kanserindeki risk faktörlerinden söz etti. “Her 50 kişiden birinde görülmektedir” Dünyada en sık rastlanan kanser tiplerinden kolon kanserinin, ölüme yol açan kanserler arasında üst sıralarda yer aldığını belirten Prof. Dr. Şerif Yılmaz, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2022/03/10/kolorektal-kanser-nedir/">KOLOREKTAL KANSER NEDİR?</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-36120 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2022/03/p-2.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2022/03/p-2.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2022/03/p-2-300x166.jpg 300w" sizes="(max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p style="text-align: center;">‘Kolon Kanseri Farkındalık Ayı’ kapsamında açıklamada bulunan İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, oldukça yaygın görülen kolon kanserindeki risk faktörlerinden söz etti.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Her 50 kişiden birinde görülmektedir”</strong></p>
<p style="text-align: center;">Dünyada en sık rastlanan kanser tiplerinden kolon kanserinin, ölüme yol açan kanserler arasında üst sıralarda yer aldığını belirten Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Kolon, diğer adıyla kalın bağırsak, yaklaşık bir buçuk metre uzunluğunda olup, sindirim sisteminin ince bağırsaktan sonra gelen kısmıdır. Kalın bağırsağın son 15 santimetresi rektum olarak bilinir. Kalın bağırsak kanseri, diğer adıyla ‘kolorektal kanser’ kalın bağırsak ve rektum bölgesini tutan kanseri kapsar. Erkekte ve kadında eşit oranda görülen kolon kanseri bütün kanserler içinde görülme sıklığı ve kanserden ölüm bakımından üçüncü sırada yer alır. Kalın bağırsak kanseri her yaşta görülmesine karşın, hastaların yüzde 90’ından fazlası kırk yaş ve üzerindedir. Bu yaştan itibaren her on yılda risk yaklaşık iki katına çıkar. Günümüzde çevresel faktörlerin etkisi ile daha erken yaşta görülmekte olduğu saptanmıştır. Kanser tanısı konmuş hastaların yaklaşık üçte birinde yaş 55’in altındadır. Yaşam süresi boyunca her 50 kişiden birinde kolorektal kanser oluşmaktadır! Bu sıklık, kanseri erken saptamada tüm dünyada uygulanan kanser tarama programlarını haklı çıkarmaktadır” açıklamasında bulundu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kolon kanseri neden olur?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Kolon kanserinin nedenlerinden söz eden Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Kolon kanseri gelişiminde etkili olan bazı çevresel ve genetik nedenler vardır. Kalıtsal etkenler bu konuda büyük öneme sahiptir. Daha önceden meme ve yumurtalık kanserini geçirmiş kişilerde ve ailelerinde kolon kanseri sıklığı daha fazladır. Beslenme, kolon kanserinde önemli bir yere sahiptir. Tam tahıllar, meyce, sebze ve lifli gıdaları tüketmemek yanında, Batı tipi diyet (aşırı yağlı, hayvansal ürünler) kanser ihtimalini arttırır. Ayrıca bazı kimyasal maddeler, alkol ve sigara da kanser nedenleri arasındadır. Kolon kanseri çoğunlukla kalın bağırsakta meydana gelen poliplerden (adenomatöz) meydana gelir. Ailesinde kalın bağırsak kanseri veya kalın bağırsak polibi bulunanlar ve ülseratif kolit hastalığı olanlarda risk artar” dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kolon kanserinin belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Kolon kanserinin en sık görülen belirtilerinden bahseden Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Kalın bağırsak kanserinin sık görülen belirtileri arasında makattan gelen kanama ve dışkılama alışkanlıklarının değişmesi (kabızlık veya ishal), karında kitle hissi, dışkıda kanama, dışkının incelmesi (kitlenin bası etkisi), kansızlık (kitleden gizli kanama), karın ağrısı, aşırı gaz sancıları, bulantı ve kusma atakları (kitlenin tıkayıcı etkisi), kilo kaybı yer alır. Polipler ve kanserin erken aşamaları, genellikle belirti vermezler. Bu yüzden kırk yaşından itibaren mutlaka alt sindirim sistemi endoskopisi (kolonoskopi, rektosigmoidoskopi) ve dışkıda gizli kan testi yapılmalıdır. Rektal muayene, yani makattan parmakla yapılan muayene ile kalın bağırsak polipleri ve tümörü için ipucu yakalanabilir. Kolonoskopi/Sigmoidoskopi uygulamasında özel alet ile makattan rektum bölgesine girilir ve ışık kaynağı yardımıyla bölge ayrıntılı olarak incelenir. Dışkıda gizli kan testi, belirti vermeyen ve sinsice kanama yapan</p>
<p style="text-align: center;">poliplerin veya tümörlerin tanınmasında kullanılır. Erken tanı yöntemleri (özellikle 40 yaştan sonra); her yıl dışkıda gizli kan araştırması, beş yılda bir rektal muayene ve rektosigmoidoskopi; her 10 yılda bir rektal muayene ve tam kolonoskopi; her 5-10 yılda bir çift kontrastlı baryumlu kolon grafisi ve rektal muayene şeklinde yer alır” dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Erken tanı da iyileşme oranı yüksek”</strong></p>
<p style="text-align: center;">Kolon kanserinde erken tanının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Yılmaz, “Erken dönemde tanı konulan kolorektal kanserlerde iyileşme oranı yüksektir. İyi huylu poliplerin, yani et parçalarının zamanla kanserleşmesiyle oluşan kalın bağırsak kanserinin önlenmesi için, poliplerin endoskopik veya cerrahi yöntemlerle çıkarılması gerekmektedir. Kalın bağırsak kanseri, cerrahi yöntemle tedavi edilir. Kanserin evresine göre kemoterapi veya radyoterapi uygulanabilir. Anüse çok yakın tümörlerde anüs iptal edilerek kolostomi torbaları ile (karından) dışkılamaya geçilebilir. Metastaz (diğer organlara yayılma) görülen hastalarda cerrahinin yanı sıra kemoterapi ve radyoterapi de uygulanarak hastanın yaşam süresi uzatılmaya çalışılır. Kolon kanseri tanısını koyabildiğimiz en önemli yöntem olan kolonoksopiden korkmamak gerekir. İşlem bağırsak hazırlığı yapıldıktan sonra uyutularak gerçekleştirilmekte ve kısa sürmektedir. Kolonoskopiden değil, geç kalmaktan korkun! Erken tanı hayat kurtarır. Hayatınızda genel anlamda en azından bir kez yapılacak olan kolonoskopi, çok sık görülen bu kansere karşı sizi korumuş olacaktır” şeklinde konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2022/03/10/kolorektal-kanser-nedir/">KOLOREKTAL KANSER NEDİR?</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2022/03/10/kolorektal-kanser-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MİDE KANSERİ SİNSİCE İLERLİYOR!</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2022/02/23/mide-kanseri-sinsice-ilerliyor/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2022/02/23/mide-kanseri-sinsice-ilerliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 23 Feb 2022 09:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Şerif Yılmaz;]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[kanser]]></category>
		<category><![CDATA[miğde]]></category>
		<category><![CDATA[palmiye hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=35840</guid>

					<description><![CDATA[<p>İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz; uzayan mide ağrısı, kilo kaybı ve kusmalarda endoskopi ile tanımlanan tehlike mide kanseri hakkında bilgilendirmede bulundu. Mide kanserinin, tüm dünyada sık görülen bir hastalık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, “Dünyada, her yıl yaklaşık 900 bin insan mide kanseri nedeniyle ölmektedir. Kanserden ölüm [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2022/02/23/mide-kanseri-sinsice-ilerliyor/">MİDE KANSERİ SİNSİCE İLERLİYOR!</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-35841 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2022/02/d-2.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2022/02/d-2.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2022/02/d-2-300x166.jpg 300w" sizes="(max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p style="text-align: center;">İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz; uzayan mide ağrısı, kilo kaybı ve kusmalarda endoskopi ile tanımlanan tehlike mide kanseri hakkında bilgilendirmede bulundu.</p>
<p style="text-align: center;">Mide kanserinin, tüm dünyada sık görülen bir hastalık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yılmaz, “Dünyada, her yıl yaklaşık 900 bin insan mide kanseri nedeniyle ölmektedir. Kanserden ölüm nedenleri sıralamasında kadınlarda üçüncü, erkeklerde ikinci kanser türüdür. Mide tümörlerinin çoğunluğu mide epiteli kaynaklı olup, genellikle malign (kötü huylu) karakterde olup, yüzde 95’i adenokarsinom tipindedir. Nadir de olsa kas, yağ ve lenfoid dokulardan köken alan mide tümörleri görülür. Son 30-50 yılda batı toplumlarında bu hastalığın hızında bir azalma gözlenmekle birlikte, en çok ölüme neden olan kanserler sıralamasında ikinciliğini korumaya devam etmektedir” dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Kanserden korunmak için sağlıklı beslenme şart”</strong></p>
<p style="text-align: center;">Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Sigaranın, beslenme alışkanlıklarının, gıdaları saklama ve pişirme yöntemlerinin de mide kanseri üzerinde etkili olduğu gözlenmiştir. Beslenme alışkanlığının önemli rol oynadığı mide kanseri, gereğinden çok tuz tüketimi, sebze ve meyve alımının yetersizliği gibi alt yapılara dayanır. Yanmış ya da yeterince pişmemiş kırmızı et tüketimi de bu nedenler arasındadır. Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir. Aşırı kilolu olmak ve hareketsizlik kanser riskini artırır. Ailede görülmüş olması da mide kanseri riskini artıran unsurlardandır. Buzdolabının keşfinden sonra (gıdaların doğru saklanma koşulları oluştuğundan ötürü) tüm dünyada mide kanseri sıklığında azalma saptanmıştır. Mide kanserinden korunmak için sigara ve alkol bırakılmalı, sıcak ve soğuk içecekler, yapay yiyeceklerden kaçınılmalı, hayvansal yağ kullanımı azaltılmalı, düzenli egzersiz yapılmalıdır” açıklamasında bulundu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Mide kanserinde kesin tanı yöntemi endoskopi”</strong></p>
<p style="text-align: center;">Mide kanserli hastaların erken dönemde çoğunlukla şikâyet vermediğini belirten İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Bulgular, sıklıkla mide duvarının tamamının tutulması veya midedeki gıda akışının tümör tarafından engellenmesi, ya da komşu organlara yayılma olduktan sonra ortaya çıkar. Mide kanserlerinin en sık görülen belirtileri; iştahsızlık, kilo kaybı, inatçı hazımsızlık ve halsizliktir. Ayrıca mide yanması, karın ağrısı, şişkinlik, bulantı, kusma da olabilir. Ayrıca kanser, yutma güçlüğü ve kusma yaratabilir. Mide kanseri genellikle gizli kanama sonucu kansızlığa neden olur. Mide kanserli hastaların yarısında karında ele gelen kitle vardır. Bu kanserde erken tanı konması çok önemlidir. En kesin tanı yöntemi, endoskopidir. Endoskopi ile mideye girilmesinden sonra gözlenen tümöral kitleden biyopsi alınmalıdır. Kesin tanı konması için biyopsi kaçınılmazdır. Mide kanserli hastalarda 5 yıllık sağ kalım oranı ortalama yüzde 10-15’dir. Erken mide</p>
<p style="text-align: center;">kanserinde bu oran daha yüksektir, ancak bu olgular cerrahiye gidebilen hastaların ancak yüzde 5-16&#8217;sını oluşturmaktadır. Mide kanserinde en önemli tedavi seçeneği cerrahi girişimdir. Hastalık diğer organlara yayılmamışsa iyi bir cerrahi hayat kurtarıcı olabilir. Yayılmış olan kanser olgularında cerrahi sadece mide çıkışını kapatan veya delinen ülsere kitlelerde geçerlidir. Kemoterapi veya radyoterapi mide kanserinde sağ kalıma ciddi katkıları olan seçenekler değildir” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2022/02/23/mide-kanseri-sinsice-ilerliyor/">MİDE KANSERİ SİNSİCE İLERLİYOR!</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2022/02/23/mide-kanseri-sinsice-ilerliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anemi (Kansızlık) Nedir ?</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2022/02/03/anemi-kansizlik-nedir/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2022/02/03/anemi-kansizlik-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Feb 2022 11:06:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[anemi]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[palmiye hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Şerif Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=35684</guid>

					<description><![CDATA[<p>İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz; adet düzensizliğinden, kolon kanserine giden çok geniş bir yelpazede yer alan anemi (kansızlık) hakkında bilgilendirmede bulundu. İnsan için hayati bir madde olan kanda kırmızı kan hücreleri (alyuvarlar) bulunur. Alyuvarlar için; demir, folik asit ve B12 vitamini çok önemlidir. Bu kan hücrelerinin yapısında oksijenin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2022/02/03/anemi-kansizlik-nedir/">Anemi (Kansızlık) Nedir ?</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-35685 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2022/02/p.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2022/02/p.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2022/02/p-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p style="text-align: center;">İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz; adet düzensizliğinden, kolon kanserine giden çok geniş bir yelpazede yer alan anemi (kansızlık) hakkında bilgilendirmede bulundu.</p>
<p style="text-align: center;">İnsan için hayati bir madde olan kanda kırmızı kan hücreleri (alyuvarlar) bulunur. Alyuvarlar için; demir, folik asit ve B12 vitamini çok önemlidir. Bu kan hücrelerinin yapısında oksijenin taşınmasını ve bu hücrelerin kırmızı renkte olmasını sağlayan ‘hemoglobin’ maddesi vardır. Nefes alırken akciğerdeki oksijen, bu hemoglobinin yapısına bağlanarak hedeflere taşınır. Anemi, hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre, Dünya Sağlık Örgütü tarafından kabul edilen kriterlerin altında kalması durumudur. Bu değerler; erişkin erkeklerde 13 g/dL, kadınlarda ise 12 g/dL’nin altı olarak kabul edilir. Altı ay ile 6 yaş arası çocuklarda 11 g/dL’nin, 6-14 yaşlarda 12 g/dL’nin altı anemi olarak değerlendirilir. Dünyada aneminin görülme sıklığı kadınlarda yüzde 30-40, erkeklerde yaklaşık yüzde 20′dir” açıklamasında bulundu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>En sık görülen kansızlık türü demir eksikliği!</strong></p>
<p style="text-align: center;">Demir eksikliği anemisi, hemolitik anemi, megaloblastik anemi, genetik nedenli anemi türleri içinde en sık demir eksikliği anemisinin toplumda sıkça görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Demir eksikliği anemisi, demirin yiyeceklerle alımının ya da barsaklardan emiliminin az olması sonucu oluşur. Bu tür anemide alyuvarlar daha küçüktür. Bu aneminin başlıca sebepleri; fizyolojik kan kayıpları (bayanlarda adet görme: her ay yaklaşık 30-80 ml kayıp), patolojik kan kayıpları (mide, barsak kanaması gibi), yetersiz gıda alımı (iştahsızlık, kanser, kilo verme çabası gibi), gıdalarla alınan demirinin yetersiz emilimi (incebarsak hastalıkları, çölyak gibi) şeklinde sıralanabilir. Hamilelik sırasında da demir gereksinimi artar alınan demir miktarı sabit kalır, bu nedenle yeterli depo demiri olsa bile annede zamanla demir eksikliği ortaya çıkar. Bu durumdan bebek de etkilenecektir. Gıda demirinin yetersizliğine yol açan hastalıkların başında çölyak hastalığı gelir. İncebarsak emilim yüzeyinin bozulmasıyla oluşan değişiklikler sonucu gıdalardaki demir işlenemediğinden anemi oluşur. Kan veren kişilerde de yine aynı şekilde demir eksikliği anemisi ortaya çıkabilir. Adet gören kadınlarda bu bir defalık kan bağışı demir depolarının boşalmasına yol açabilecek iken, yetişkin sağlıklı bir erkekte 3-4 kez kısa aralıklı kan verdikten sonra aynı durum ortaya çıkabilir. Gerektiğinde demir tedavisi verilerek düzeltilebilen kan bağışı tutumu, son derece hayati bir konudur. Bu anlamda erişkin sağlıklı bireylerin kan bağışından çekinmemeleri gerekir. Öte yandan özellikle et yemeyen vejetaryen kişilerin gıdalar ile yeterli demir alamamaları ve bazı emilim bozukluğu hastalıklarında görülen yetersiz demir emilimi demir dengelerini eksiye götürür. Birçok zayıflama diyeti de demir açısından zayıftır” şeklinde konuştu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Demir eksikliğinin belirtileri ve tedavisi nedir?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Demir eksikliği anemisi belirtileri varsa uzman hekime başvurmanın önemine değinen Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Demir eksikliği anemisinde en sık klinik yansımalar halsizlik, bitkinlik, baş dönmesi, solukluk, çarpıntı, kolay yorulmadır. Akut kanamalarda şok ve bilinç kaybı gelişebilir. Bazı hastalarda toprak veya kül yeme davranışı görülmektedir. Özellikle derin anemilerde günlük yaşam kalitesini bozan ağırlıkta bulgular olabilir. Tanıda tam kan sayımı, demir ve demir bağlama kapasitesi, ferritin, periferik yayma gibi laboratuvar yöntemlerine başvurmaktayız. Hastalığın tedavisinde en önemli aşama altta yatan nedenin tam olarak araştırılması ve nedene yönelik tedavi yaklaşımıdır. Anemiye bağlı klinik belirtiler ve hematoloik değerler normale geldikten sonra da depoları doldurmak için belli bir süre daha tedaviye devam etmek gerekir. Tedavide ağız yoluyla alınan ya da enjekte edilen demir preparatları kullanılır. Derin anemilerde kan nakli ihtiyacı doğabilir. Özellikle demir eksikliği anemisinde hematolojiden çok gastroenteroloji polikliniğine başvurulması önemlidir” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2022/02/03/anemi-kansizlik-nedir/">Anemi (Kansızlık) Nedir ?</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2022/02/03/anemi-kansizlik-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KARIN AĞRISINI İHMAL ETMEYİN!</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2021/12/13/karin-agrisini-ihmal-etmeyin/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2021/12/13/karin-agrisini-ihmal-etmeyin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Dec 2021 14:28:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[Karın ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[palmiye hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Şerif Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=34983</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ağrının, toplumda en çok görülen şikâyetlerden biri olduğunu ifade eden İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, basit bir gastritten kalp krizine kadar değişebilen geniş yelpazeli ağrı tablosunun mutlaka önemsenmesi gerektiğini vurguladı. Karın ağrısının nedenleri nelerdir? Karın ağrısının nedenlerinden söz eden Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Ağrı; içi boş organların gerilmesi, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/12/13/karin-agrisini-ihmal-etmeyin/">KARIN AĞRISINI İHMAL ETMEYİN!</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-34984 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/12/k-4.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/12/k-4.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/12/k-4-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p style="text-align: center;">Ağrının, toplumda en çok görülen şikâyetlerden biri olduğunu ifade eden İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, basit bir gastritten kalp krizine kadar değişebilen geniş yelpazeli ağrı tablosunun mutlaka önemsenmesi gerektiğini vurguladı.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Karın ağrısının nedenleri nelerdir?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Karın ağrısının nedenlerinden söz eden Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Ağrı; içi boş organların gerilmesi, güçlü kas kasılmaları, organı saran kapsülün gerilmesi, kimyasal hasar gibi durumlarla kendisini gösterir. Toplumda karın ağrısı denince akla en sık mide problemleri ve bağırsak enfeksiyonları gelir. Aniden ve şiddetli başlayan karın ağrılarında akut apandisit, safra kesesi iltihabı, incebağırsak tıkanması, ülser delinmesi, dış gebelik yırtılması, mide-bağırsakları besleyen damarların tıkanması gibi genellikle cerrahi girişim gerektiren hastalıklar akla gelir. Önemle izlenmesi gereken diğer karın ağrısı nedenleri arasında; safra kesesi taşı ağrısı, mide ülseri, böbrek taşı, gastrit, pankreatit, bayanlarda yumurtlama sancısı, ailevi akdeniz ateşi, karın cildinin uçuk enfeksiyonu (zona), yemek borusu iltihabı, karın içi apseleri, karın içi organların kanserleri ve en can sıkıcı olan açıklanamayan ağrılar (psikiyatrik bozuklukların bedensel yansıması) yer almaktadır. Karında üst orta bölgenin ağrısında; mide ülseri, mide kanseri, pankreatit, gastritler; sağ üst bölge ağrısında safra kesesi hastalıkları, karaciğer kanseri, apse, karaciğer büyümeleri; sağ alt bölge ağrısında apandisit, crohn hastalığı, kolon tümörleri, barsak veremi; sol üst bölge ağrısında pankreatit, spastik kolon, dalak hastalıkları; sol alt bölge ağrısında spastik kolon, kolon kanseri, kolonun divertiküler hastalığı; orta alt bölge ağrısında adet sancısı, dış gebelik, kadın genital enfeksiyonları, bazı tümörler akla gelebilir” açıklamasında bulundu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Aniden başlayan karın ağrısı kalp krizi belirtisi olabilir”</strong></p>
<p style="text-align: center;">Karın ağrısı belirtilerinden bahseden Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Hastalarda ağrının yeri, başlama şekli, yayılımı, zamanı-süresi, eşlik eden belirtiler, nasıl giderildiği ayırıcı tanıda fikir verir. Örneğin safra kesesi ağrısı (biliyer kolik) yağlı yemekten sonra meydana gelir, batın sağ üst kadranda yarım saat içinde artarak belirir ve 4 saatten önce azalarak kaybolur. Ülser ağrısı yemekle azalır. Kötü kokulu kusmalarda incebağırsak-kolon tıkanmaları düşünülür. Böbrek taşı ağrısı aralıklarla gelir ve doğum sancısı şiddetine kadar varabilir. Aniden başlayan her mide bölgesi ağrısında özellikle kalp hastalığı için belli risk faktörleri de varsa kalp krizi düşünülmeli, bu konuda uyanık olunmalıdır. Öte yandan gebe bir hastada ani başlayan karın ağrısında apandisit, kolesistit, yumurtalık problemleri, düşük olasılığı akla gelmelidir. Hasta değerlendirilirken ağrı kesici ilaç verilmemelidir. Hasta sürekli hareket halindeyse; böbrek taşı, barsak tıkanıklığı; karın şiş ise batında sıvı veya barsak tıkanıklığı; tahta karın şeklinde sertlik ve ağrı varsa karın zarı iltihabı hatırlanmalıdır. Mide ülseri ağrısı; karın üst orta bölgesi yerleşimli, künt, ezici, kemirici, hafif-orta şiddette ağrıdır. Duodenal ülser ağrısı açlık ve yemeklerle daha ilişkili (açlıkta artan, yemekle azalan). Mide ülseri ağrısı yemeklerle daha az ilişkilidir. Genellikle anti-asitlerle azalır. Akut apandisitte iştahsızlık, bulantı gibi ön belirtiler vardır. Başlangıçta karın üst orta-göbek çevresinde ağrı olur. Ardından bulantı ve kusma; 6-8 saat sonra da sağ alt kadrana inen ağrı meydana gelir. Genellikle ilk ağrı gece başlar, çok şiddetli değildir, birkaç saatte arttıktan sonra hafifler ve sağ alt kadrana iner. Buradayken giderek artan şiddette ve devamlı bir ağrı olur. Akut safra kesesi iltihabı (kolesistit) ağrısı biliyer kolikten ayrılamaz. Başlangıçta yine karın üst orta bölgesinde olur, sonra sağ üst kadrana geçer ve devamlı bir ağrıdır. Bazen sırt ve sağ omuzda hissedilir. Gaz ile ilişkisi yoktur. Akut pankreatit ağrısı başlangıçta karın üst orta ve göbek etrafında, genellikle ağır bir yemekten sonra gelişen ağrıdır. Giderek artar, saatler içinde doruğa çıkar, bulantı kusma eşlik eder. Bele yansır. Öne eğilmekle azalır, sırt üstü yatmakla artar. Barsak tıkanmaları (mekanik) ağrısı şiddetli-kolik ağrılardır. En sık neden geçirilen ameliyatlara bağlı yapışıklıklardır. İncebağırsak tıkanmalarında göbek çevresi ve sağ alt kadranda ağrı, safralı sık kusma; kalınbağırsak tıkanmalarında ise sol alt kadranda ağrı, dışkı şeklinde kusma olur. FMF (ailevi akdeniz ateşi)’de akut başlayan, şiddetli, ateşin eşlik ettiği, karın zarı bulguları olan ağrı vardır ve genellikle ailede benzer bir hasta vardır. Ağrı, ihmal edilmemelidir” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/12/13/karin-agrisini-ihmal-etmeyin/">KARIN AĞRISINI İHMAL ETMEYİN!</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2021/12/13/karin-agrisini-ihmal-etmeyin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ERİŞKİNLERDE NADİR, AMA HAYATİ BİR SORUN ‘HEPATİT A’</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2021/11/23/eriskinlerde-nadir-ama-hayati-bir-sorun-hepatit-a/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2021/11/23/eriskinlerde-nadir-ama-hayati-bir-sorun-hepatit-a/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Nov 2021 12:55:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[Hepatit A]]></category>
		<category><![CDATA[İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[palmiye hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Şerif Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=34638</guid>

					<description><![CDATA[<p>İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, halk sağlığını etkileyen önemli sorunlardan Hepatit A Virüsü hakkında bilgilendirmede bulundu. Hepatit A Virüsü Nedir? Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Hepatit A enfeksiyonu, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin sorunu olan bu hastalık yaygın bulaşıcılığı nedeniyle tehdit edici bir tablodur. Alt yapısı (kanalizasyon) elverişsiz [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/11/23/eriskinlerde-nadir-ama-hayati-bir-sorun-hepatit-a/">ERİŞKİNLERDE NADİR, AMA HAYATİ BİR SORUN ‘HEPATİT A’</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-34639 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/11/p-5.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/11/p-5.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/11/p-5-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p style="text-align: center;">İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, halk sağlığını etkileyen önemli sorunlardan Hepatit A Virüsü hakkında bilgilendirmede bulundu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hepatit A Virüsü Nedir?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Hepatit A enfeksiyonu, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin sorunu olan bu hastalık yaygın bulaşıcılığı nedeniyle tehdit edici bir tablodur. Alt yapısı (kanalizasyon) elverişsiz yerlerde ve kalabalık koşullarda yaşayanlar, yurt, bakım evleri, kreş, anaokulu, askeri kurumlarda yaşayanlar, kanalizasyon işçileri, madde bağımlıları, anormal seks alışkanlığı olanlar ve eşcinseller, hastalık sıklığının yüksek olduğu bölgelere seyahat edenleri Hepatit A enfeksiyonu için risk gruplarıdır” açıklamasında bulundu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hepatit A Virüsü Nasıl Bulaşır?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Virüsün nasıl bulaştığı hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Yılmaz, “Hepatit A virüsü, temiz olmayan içme suları ve gıdalarla bulaşır. Bulaşmada en önemli yol, kişisel temastır. Dışkı ile çıkartılmış virüsün, ağız yolundan girişi ile ortaya çıkan bulaşma için yakın temas gerekmektedir. İkinci bulaşma yolu ise, su ve besinlerdir. Su dağıtım sistemlerinin ve kanalizasyonların iyileştirilmesi bu yolun etkinliğini azaltmıştır. Yeterli klorlamanın yapılması da, bulaşmada önleyicidir. Virüsü almış kişilerin dışkısına bulaşmış besinler, bulaşmada aracılık yapabilir. Aynı şekilde virüsü alan besin işçilerinin hazırladığı yiyeceklerden, kanalizasyonların boşaldığı bölgelerden toplanmış ve iyi pişirilmeden yenen deniz kabuklularından da virüs bulaşabilmektedir” şeklinde konuştu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hepatit A Virüsünün Belirtileri Nelerdir?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Virüsün belirtilerinden söz eden Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Hepatit A virüsünün kuluçka dönemi, 2-6 haftadır. Bu sessiz dönemden sonra hepatit (karaciğer iltihabı) tablosu oturur. Hastalıkta sarılık yansıması olmak zorunda değildir. Bağışıklık sistemi yeterli olan bireyler hastalığı basit bir soğuk algınlığı gibi geçirebilir. Sarılığın olduğu türde ilk 1-2 hafta halsizlik, yorgunluk, bulantı, kusma, eklem ağrısı gibi belirtiler olur. Yemeklere ve sigaraya karşı tiksinti duyulur. Sarılık döneminde idrar renginin koyulaşması, dışkı renginin açılması ile sarılık gelişir. Bu dönem 2-4 hafta sürer. Sarılık sonrası dönemde hastanın sarılığı kaybolur. İştahı düzelir. Tam iyileşme yaklaşık 3-6 ayda olur. Ağır hastalık türlerinde ise ileri karaciğer yetmezliği, koma ve ölüm olabilmektedir. Hastalık ne kadar erken yaşlarda alınırsa kolay iyileşme, ağır seyrin oluşmaması ihtimali o kadar artmaktadır. Çocukluk çağı dışında bulaş olduğunda seyir daha riskli olabilmektedir” dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Teşhis ve Tedavisi Nasıl Olur?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Hastalığın tanısı sarılık kliniği olmayan formlarda zordur. Akla geldiğinde laboratuvar testlerinden yararlanılır. Tanı konulduğunda genellikle hastaneye yatış</p>
<p style="text-align: center;">gerekmez. Ağır kliniğe sahip hastalar yatırılarak istirahat ve sıvı desteği sağlanır. Diyet yeteri kadar protein ve kalori içermelidir. Yağ kısıtlamasına gerek yoktur. Hepatit A tedavisine yönelik ilaç yoktur. Vücudun bağışıklık sistemi hastalığı büyük oranda yenecektir. Koma ile giden ağır olgularda karaciğer nakli gerekebilmektedir” dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Hepatit A’dan Nasıl Korunulur?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Hepatit A&#8217;ya karşı en etkili yaklaşımın kendini korumadan geçtiğini vurgulayan Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Koruyucu önlemleri su ve besinlerin dışkı ile kirlenmesinin önlenmesi ve kişisel temizlik kurallarına uymak olarak özetlenebilir. Korunmada yüksek risk gurupları serum immünglobulini ile pozitif aşılanma ve aktif immünizasyon önem taşır. Okullarda hepatit A virüsü olduğu saptanan öğrencilerin sınıf arkadaşları için uygulamak gereksizdir. Ülkelerin kalkınmışlık dereceleri ile bağlantılı olarak duyarlı kişi sayısının giderek artması hepatit A virüsü enfeksiyonunun ileri yaşlara kayması, az da olsa fulminan hepatit riskinin sürüyor olması, endemik bölgelere gezilerin artması nedeniyle hepatit A virüsü enfeksiyonunda aşılama önemli görünmektedir. Hepatit A&#8217;ya karşı aşı vardır ve aşılama rutin olarak önerilmektedir” açıklamasında bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/11/23/eriskinlerde-nadir-ama-hayati-bir-sorun-hepatit-a/">ERİŞKİNLERDE NADİR, AMA HAYATİ BİR SORUN ‘HEPATİT A’</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2021/11/23/eriskinlerde-nadir-ama-hayati-bir-sorun-hepatit-a/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karaciğerin Yitimi Değil, Kurtarılabilir Bir Sendrom KARACİĞER SİROZU</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2021/11/11/karacigerin-yitimi-degil-kurtarilabilir-bir-sendrom-karaciger-sirozu/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2021/11/11/karacigerin-yitimi-degil-kurtarilabilir-bir-sendrom-karaciger-sirozu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Nov 2021 12:02:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[Karaciğer sirozu]]></category>
		<category><![CDATA[palmiye hastanesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=34480</guid>

					<description><![CDATA[<p>Karaciğer sirozu tanı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler veren İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, karaciğer sirozunun erken teşhis edilmesiyle, hasarın durdurula bilineceğini ve hastanın normal bir yaşamına devam edebileceğini vurguladı. Karaciğer hastalığının son dönemi olarak bilinen karaciğer sirozu hakkında bilgilendirmede bulunan Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Siroz, çeşitli nedenlere [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/11/11/karacigerin-yitimi-degil-kurtarilabilir-bir-sendrom-karaciger-sirozu/">Karaciğerin Yitimi Değil, Kurtarılabilir Bir Sendrom KARACİĞER SİROZU</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-34481 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/11/P-1.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/11/P-1.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/11/P-1-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p style="text-align: center;">Karaciğer sirozu tanı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler veren İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, karaciğer sirozunun erken teşhis edilmesiyle, hasarın durdurula bilineceğini ve hastanın normal bir yaşamına devam edebileceğini vurguladı.</p>
<p style="text-align: center;">Karaciğer hastalığının son dönemi olarak bilinen karaciğer sirozu hakkında bilgilendirmede bulunan Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Siroz, çeşitli nedenlere dâhil kronik karaciğer hastalıklarının ilerleyici bir sonucu olarak, normal karaciğer hücrelerinin tahrip olup bağ dokusu ile yer değiştirdiği kronik ilerleyici bir karaciğer hastalığıdır. Karaciğer sirozu, birçok kronik karaciğer hastalığının son dönemi olarak bilinir. Karaciğer kanserlerinin önemli bir kısmı karaciğer sirozu zemininde gelişir ve önemli ölüm nedenlerindendir. Sirozda karaciğer kanseri dışında ensefalopati, batında asit enfeksiyonları, yemek borusu varisleri ve kanamaları gibi hayati sorunlar gelişmektedir” açıklamasında bulundu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Sirozun En Önemli Nedenleri; Kronik Hepatit B ve Yağlı Karaciğer Hastalığı”</strong></p>
<p style="text-align: center;">Sirozun nedenlerinden söz eden Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Tüm dünyada önemli bir hastalık ve ölüm nedeni olan sirozda ülkemiz şartlarında en sık etken, kronik hepatit B virüs enfeksiyonudur. Diğer siroz nedenleri arasında diğer hepatit virüsleri (hepatit C), alkol, yağlı karaciğer hastalığı, safra yolları kronik hastalıkları, otoimmün karaciğer hastalıkları, metabolik hastalıklar (Wilson hastalığı, hemakromatozis) ve bazı ilaçlar yer almaktadır. Kuşkusuz tanı ve tedavi yöntemlerinin gelişmesi, siroza ait komplikasyonların önceden belirlenmesi ve tedavileri konusunda çığır açmıştır. Tüm bunların içinde en önemlisi sağ kalımı uzatan karaciğer naklidir. Bugün dünyada çok sayıda, ülkemizde de gün geçtikçe artan karaciğer nakil merkezleri, son evre karaciğer hastaları için umut olmaya devam etmektedir” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/11/11/karacigerin-yitimi-degil-kurtarilabilir-bir-sendrom-karaciger-sirozu/">Karaciğerin Yitimi Değil, Kurtarılabilir Bir Sendrom KARACİĞER SİROZU</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2021/11/11/karacigerin-yitimi-degil-kurtarilabilir-bir-sendrom-karaciger-sirozu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KARIN AĞRISININ HAYATİ SEBEPLERİNDEN BİRİ  ‘AKUT PANKREATİT’</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2021/10/12/karin-agrisinin-hayati-sebeplerinden-biri-akut-pankreatit/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2021/10/12/karin-agrisinin-hayati-sebeplerinden-biri-akut-pankreatit/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Oct 2021 15:13:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Akut Pankreatit]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[palmiye hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=33982</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Pankreasın ani şekilde iltihaplanması sonucu gelişen akut pankreatitin, ani ve şiddetli bir şekilde ortaya çıktığını ifade eden İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, pankreas iltihabının acilen tedavi edilmediğinde önemli komplikasyonlara yol açabileceğine dikkat çekti. Akut pankreatit hakkında bilgilendirmede bulunan Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Pankreas, karın boşluğunun üst kısmında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/10/12/karin-agrisinin-hayati-sebeplerinden-biri-akut-pankreatit/">KARIN AĞRISININ HAYATİ SEBEPLERİNDEN BİRİ  ‘AKUT PANKREATİT’</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-33983 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/10/p-1.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/10/p-1.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/10/p-1-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Pankreasın ani şekilde iltihaplanması sonucu gelişen akut pankreatitin, ani ve şiddetli bir şekilde ortaya çıktığını ifade eden İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, pankreas iltihabının acilen tedavi edilmediğinde önemli komplikasyonlara yol açabileceğine dikkat çekti.</strong></p>
<p style="text-align: center;">Akut pankreatit hakkında bilgilendirmede bulunan Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Pankreas, karın boşluğunun üst kısmında midenin arka kısmında yerleşik; hem iç, hem dış salgıları olan bir organdır. Pankreasın büyük kısmı, sindirim için çok önemli olan salgıları hazırlayan bez dokusundan yapılmıştır. Pankreasta yapılan salgılar, bir kanal aracılığıyla onikiparmak barsağına akıtılır. Pankreas özsuyu adı verilen bu salgı, sindirim işinde rol oynayan enzimleri içerir. Bu enzimlerin etkisi sayesinde; yağ, protein ve karbonhidratların sindirimini sağlanır. Pankreastan salgılanan insülin şeker metabolizmasında önemli rol oynar ve pankreas yetmezliğinde şeker hastalığı meydana gelir. Akut pankreatit, pankreasın ani şekilde iltihaplanması sonucu gelişen ciddi bir tablodur. Olay bir anlamda pankreasın değişik derecelerde hasar görmesi olarak da özetlenebilir. Bu hasar bazen pankreas hücrelerinin ölümüne neden olabildiği gibi, ortaya çıkan bazı kimyasal maddelere bağlı olarak gelişen olaylar vücudun tamamını ilgilendiren genel bir bozulmaya yol açabilir. Akut pankreatitin; basit ödematöz tip ve akut nekrotizan tip olarak iki formu vardır. Akut pankreatitlerin yüzde 80’i ödematöz tip olarak karşımıza çıkar. Nekrotizan tip bazen öldürücü olacak kadar ciddi bir tablodur” dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Akut Pankreatitin Nedenleri?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Pankreas iltihaplanmasına yol açan nedenlerden söz eden Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Akut pankreatitin birçok nedeni vardır. En sık iki neden ise; safra kesesi taşları ve alkoldür. Safra kanalına düşen taş ya kanal çıkışını tıkayarak ya da çıkıştan zorla da olsa geçip bağırsağa düşerken yarattığı olaylara bağlı olarak pankreas kanalında da değişik derecelerde tıkanıklık, basınç artması, hasar ve kanaldakilerin çevreye sızmasına neden olabilir. Aktif hale geçen enzimler çevredeki sağlıklı dokuları parçalamaya başlayabilir. Akut pankreatitin diğer nedeni yoğun alkol kullanımıdır. Ayrıca kabakulak, hiperlipidemi (kan yağlarının yüksekliği), kanal darlığı, pankreasın bazı doğuştan anomalileri, karın bölgesine travma, nadiren de olsa hamilelik durumları da pankreatite yol açabilir” şeklinde konuştu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Akut Pankreatitin Tanı ve Tedavisi</strong></p>
<p style="text-align: center;">Akut pankreatitin tedavi yöntemi hakkında bilgiler paylaşan Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Tanıda, hasta öyküsü önemlidir. Karın orta bölgesinde, göbek üstünde, kuşak tarzında dağılan, bele yansıyan ve öne eğilmekle azalan şiddetli, ağrı kesicilere yanıt vermeyen ağrı tipiktir. Kan testlerinden amilaz, lipaz, beyaz küre yüksekliği, CRP pozitifliği ve karaciğer fonksiyon testleri yardımcıdır. Batın ultrasonografisinde safra kesesinde taş, çamur ve varsa pankreasta bazı iltihabi değişiklikler saptanabilir. MR ve BT gibi görüntüleme yöntemleri ek katkılar sağlar. Akut pankreatit tanısı konulan hasta mutlaka hastaneye yatırılmalıdır. Bu noktada en kritik sorun akut pankreatitin tipini belirlemek ve nedeni ortaya koymaktır. Eğer ortadan kaldırılabilir bir neden saptanırsa (safra kanalını tıkamış bir safra taşı) nedenin hızla ortadan kaldırılması gerekir. Bunlara hastanemiz gastroenteroloji merkezinde rutin yapılan ERCP</p>
<p style="text-align: center;">işlemi hızla gerçekleştirilmelidir. Hangi pankreatit tipi olursa olsun tedavide genel prensipler doğrultusunda pankreası dinlendirmek yani ağızdan gıda alımını kesmek, damardan beslemek ve ek ilaçlar başlamak esastır. Hafif formda olayın 3-5 gün içerisinde gerilediği klinik bulguların (şikâyetlerin) süratle gerilediği gözlenir. Ancak, değişik derecede doku ölümü (nekroz) saptanması ağır form ile karşı karşıya kalındığını gösterir. Doku kaybının seviyesinin takibi, ölümcül bir komplikasyon olan infeksiyondan koruma, bozulan diğer sistemler ile mücadele, ameliyat zamanının planlanması gibi hamleler iyi ayarlanmalıdır. Yanlış davranmak ölüm ile sonuçlanabilir. Bu nedenle deneyim çok önemlidir. Akut pankreatit atağı sonrası atak atlatılır atlatılmaz, altta yatan neden ortadan kaldırılmalıdır. Aksi halde tekrarı kaçınılmaz olur. Neden safra kesesindeki taşlar ise, safra kesesi alınmalıdır. Alkol etken ise alkol alımına son verilmelidir. Kan yağları yüksek ise bununla yoğun medikal ve diyet mücadelesi verilmelidir” açıklamasında bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/10/12/karin-agrisinin-hayati-sebeplerinden-biri-akut-pankreatit/">KARIN AĞRISININ HAYATİ SEBEPLERİNDEN BİRİ  ‘AKUT PANKREATİT’</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2021/10/12/karin-agrisinin-hayati-sebeplerinden-biri-akut-pankreatit/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KARIN AĞRISININ EN SIK SEBEPLERİNDEN BİRİ ‘MİDE ÜLSERİ’</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2021/09/15/karin-agrisinin-en-sik-sebeplerinden-biri-mide-ulseri/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2021/09/15/karin-agrisinin-en-sik-sebeplerinden-biri-mide-ulseri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Sep 2021 12:05:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[Karın ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[mide]]></category>
		<category><![CDATA[palmiye hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ülser]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=33797</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaşam kalitesini düşüren bir mide rahatsızlığı olan ülser hakkında bilgilendirmede bulunan İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, ülserin tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açacağını ifade etti. Ülser nedir? Karın ağrısının en sık nedeninin ülser olduğunu belirten Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Ülser, mide veya onikiparmak barsağının; mide asidi, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/09/15/karin-agrisinin-en-sik-sebeplerinden-biri-mide-ulseri/">KARIN AĞRISININ EN SIK SEBEPLERİNDEN BİRİ ‘MİDE ÜLSERİ’</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-33798 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/09/p-3.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/09/p-3.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/09/p-3-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p style="text-align: center;">Yaşam kalitesini düşüren bir mide rahatsızlığı olan ülser hakkında bilgilendirmede bulunan İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, ülserin tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açacağını ifade etti.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ülser nedir?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Karın ağrısının en sık nedeninin ülser olduğunu belirten Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Ülser, mide veya onikiparmak barsağının; mide asidi, pepsin, bakteri ve ilaçlara bağlı gelişen doku kaybıdır. Midede belli hücrelerden salgılanan asit, normal koşullar altında midenin kendisine zarar vermez. Bunun nedeni, mide yüzeyini sıvayan bikarbonat ve mukus tabakasıdır ve bu tabaka asidin ve diğer zararlı etkenlerin mide yüzeyine temasını, dolayısıyla hasar oluşturmasını engellemektedir. Bu savunma kalkanını olumsuz etkileyen durumlar, ülsere yatkınlık oluşturur. Diğer deyimle peptik ülser olarak da adlandırılan hastalık, toplumda en sık karşılaşılan tablolardan biridir. Peptik ülsere hemen, her yaşta rastlanabilirse de 20 yaşından önce nadirdir. Yirmi yaşından itibaren sıklığı devamlı olarak artar, 50 yaş civarında en yüksek seviyeyi bulur. İnce barsağın 25 santimetre kadar olan ilk bölümüne ‘onikiparmak barsağı’ denir. Halk arasında ‘mide’ ülseri’ olarak kullanılan tabir; hem mide, hem de onikiparmak barsağı ülserini kapsar. Onikiparmak barsağı ülserine mide ülserinden daha sık karşılaşılır” açıklamasında bulundu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Ağrı kesiciler ülser nedeni”</strong></p>
<p style="text-align: center;">Tüm dünyada ülser gelişimini etkileyen ve ülsere neden olan en sık etkenlerin başında ağrı kesici kullanımı ve Helicobacter pylori adlı mikrop olduğunu ifade eden Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Ağrı kesici olarak kullanılan hemen tüm ilaçlar, mide-barsak sisteminde ülser gelişimine neden olabilmektedir. Bu ilaçlar, mide-barsak yüzeyinde önemli değişiklikler yaparak savunma mekanizmalarını yok etmekte ve ülser oluşturabilmektedir. Ülkemizde toplum kaynaklı çalışmalarda bu enfeksiyonun yüzde 80’den fazla insanda kolonize olduğu bilinmektedir. Bu bakteri enfekte olan bireylerde mide mukus tabakası altında yaşamını sürmekte ve salgıladığı bazı maddelerle ülser gelişimine neden olmaktadır. Mide ülseri yanında mide kanseri gelişimini de riske edebilmektedir. Klinik pratikte sık karşılaştığımız bu enfeksiyon ajanının kimlerde tedavi hedefi olması gerektiği bilimsel kriterlere dahildir. Mide-barsak ülseri olan kişilerde bu bakteri mutlaka tedavi edilmelidir” dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ülserin belirtileri nelerdir?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ülserde en sık görülen belirtilerden söz eden Prof. Dr. Yılmaz, “Ülser hastalarında ana şikâyet karın üst-orta bölgesinde kemirici ağrıdır. Ağrı genellikle açlıkta artar. Şiddetli olgularda gece uykudan uyandırır. Şişkinlik, bulantı ve zaman zaman kusmalar eşlik edebilir. İştah değişikliği yaparak kilo kaybına yol açabilir. Ülser delinmesi olan olgularda karın zarı iltihabı, kanamalı ülserlerde ağızdan kanlı kusma ve dışkıda siyahlaşma görülebilir” şeklinde konuştu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ülserin tanısı nasıl konulur?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Mide-barsak ülseri tanısında en önemli adımın, ayrıntılı şikâyet öyküsü almak olduğunu belirten Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Bu hastalarda ilk şikâyet, karnın üst kısmında şimşek çakar</p>
<p style="text-align: center;">gibi aniden başlayan ve bütün karna yayılan çok şiddetli ağrıdır. Soğuk ter, nabızda hızlanma, solukluk, kabızlık, bazen bulantı-kusma vardır. Çok nadir görülür. Muayenede bütün karında tahta gibi bir sertlik vardır. Ülserin gidişi esnasında belirtilerdeki şiddetlenme ve değişmeyle tıbbi tedaviye direnç hallerinde bu tür delinmeyi düşünmek gerekir. Diğer bir komplikasyon olan mide çıkışı tıkanıklığı, genellikle onikiparmak barsağı ülserlerinde rastlanılan bir durumdur. Nadiren mide çıkış yolu ülserlerinde de gelişebilir. Bu hastalarda şiddetli bulantı ve kusmalar olur. Endoskopik veya cerrahi yöntemler tıkanıklığı açmada yararlı yaklaşımlardır” dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Mide ülserinde tedavi nasıl olur?</strong></p>
<p style="text-align: center;">Ülser tedavisinde; aktif ülser tedavisi ve yeni ülser oluşumunun önlenmesi olarak iki aşama olduğunu belirten Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Mide-barsak ülseri tedavisi belli aşamaları olan zahmetli ve sabır isteyen bir durumdur. Ülserin iyileşmesini sağlamak için mideyi vücut beslenmesini bozmayacak şekilde dinlendirmek önemlidir. Bunu sağlamak için fiziksel ve ruhsal istirahat, uygun bir beslenme tarzı tavsiye edilir. Kısa aralıklı olarak küçük porsiyonlar halinde yemek ve mide salgısını uyarıcı gıdalar tüketmemek diyetin esasını oluşturur. Süt, gıda değeri yönünden olduğu kadar tahriş edici olmayışı da ülser tedavisinde önemlidir. Hasta tarafından dokunduğu bildirilen yiyecekler alınmayarak, serbest, zararsız bir diyet uygulanmalıdır. Bu arada et suyu, baharat, kızartmalar, turşular yasaklanmalı, kahve, alkol ve sigara kesilmeli veya mümkün olduğu kadar azaltılmalıdır. Sigaranın zararları üzerinde ısrarla durulmalı ve hastaya anlatılmalıdır. Bu arada ülseri tetikledikleri ve kanamaya yol açabildiklerinden kortikosteroid, aspirin ve diğer ağrı kesiciler kesinlikle kullandırılmamalıdır” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/09/15/karin-agrisinin-en-sik-sebeplerinden-biri-mide-ulseri/">KARIN AĞRISININ EN SIK SEBEPLERİNDEN BİRİ ‘MİDE ÜLSERİ’</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2021/09/15/karin-agrisinin-en-sik-sebeplerinden-biri-mide-ulseri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KOLON KANSERİNDE ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR!</title>
		<link>https://www.asigazete.com/2021/03/01/kolon-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor/</link>
					<comments>https://www.asigazete.com/2021/03/01/kolon-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[asihaber]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2021 12:23:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[hatay]]></category>
		<category><![CDATA[İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji]]></category>
		<category><![CDATA[iskenderun]]></category>
		<category><![CDATA[Kolon kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[özel palmiye hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.asigazete.com/?p=30098</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyada en sık görülen kanser türlerinden olan kolon kanseriyle ilgili önemli bilgiler paylaşan İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, kolon kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek, 45 yaş sonrası tüm bireylerin kolonoskopi yaptırması gerektiğini ifade etti. Yaşam süresi boyunca her 50 kişiden birinde kolorektal kanser oluştuğunu dile getiren Prof. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/03/01/kolon-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor/">KOLON KANSERİNDE ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR!</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-30099 size-full" src="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/03/k.jpg" alt="" width="647" height="357" srcset="https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/03/k.jpg 647w, https://www.asigazete.com/wp-content/uploads/2021/03/k-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 647px) 100vw, 647px" /></p>
<p style="text-align: center;">Dünyada en sık görülen kanser türlerinden olan kolon kanseriyle ilgili önemli bilgiler paylaşan İskenderun Palmiye Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Şerif Yılmaz, kolon kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek, 45 yaş sonrası tüm bireylerin kolonoskopi yaptırması gerektiğini ifade etti.</p>
<p style="text-align: center;">Yaşam süresi boyunca her 50 kişiden birinde kolorektal kanser oluştuğunu dile getiren Prof. Dr. Yılmaz, “Kolon, diğer adıyla kalın barsak, yaklaşık iki metre uzunluğunda olup, sindirim sisteminin ince barsaktan sonra gelen kısmıdır. Kalın barsak kanseri, diğer adıyla ‘kolorektal kanser’, kalın barsak ve rektum bölgesini tutan kanseri kapsar. Dünyada sık rastlanan kanser tiplerinden olup, ölüme yol açan kanserler arasında üst sıralarda yer almaktadır. Erkekte ve kadında eşit oranda görülen kolon kanseri, bütün kanserler içinde görülme sıklığı bakımından üçüncü sırada yer alır. Kalın barsak kanseri, her yaşta görülmesine karşın, hastaların yüzde 90&#8217;ından fazlası kırk yaş ve üzerindedir. Bu yaştan itibaren, her on yılda risk yaklaşık iki katına çıkar. Yaşam süresi boyunca her 50 kişiden birinde kolorektal kanser oluşmaktadır. Bu sıklık, kanseri erken saptamada tüm dünyada uygulanan kanser tarama programlarını haklı çıkarmaktadır” dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Genetik yatkınlık önemli</strong></p>
<p style="text-align: center;">Kolon kanserinde kalıtsal etkenlerin önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Daha önceden meme ve yumurtalık kanserini geçirmiş kişilerde ve ailelerinde, kolon kanseri sıklığı daha fazladır. Beslenme, kolon kanserinde önemli bir yere sahiptir. Aşırı yağlı ve hayvansal ürünler kanser ihtimalini arttırır. Ayrıca bazı kimyasal maddeler, kanser nedenleri arasındadır. Sanayi işçilerinde, bazı fabrikalarda çalışanlarda kolon kanseri görülmesi, kimyasal maddelerin etkisini ortaya koymaktadır. Kolon kanseri çoğunlukla kalın barsakta meydana gelen poliplerden meydana gelir. Ailesinde kalın barsak kanseri veya kalın barsak polipi bulunanlar ve ülseratif kolit hastalığı olanlarda risk artar” dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kolon kanserinin belirtileri </strong></p>
<p style="text-align: center;">Kolon kanserinin belirtilerinden söz eden Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Kolon kanserinde en sık; makattan gelen kanama ve dışkılama alışkanlıklarının değişmesi, karında kitle hissi, dışkıda kanama, dışkının incelmesi, kansızlık, karın ağrısı, aşırı gaz sancıları, bulantı ve kusma atakları, kilo kaybı belirtileri vardır. Polipler ve kanserin erken aşamaları, genellikle belirti vermezler. Bu yüzden 45 yaşından itibaren mutlaka alt sindirim sistemi endoskopisi ve dışkıda gizli kan testi yapılmalıdır. Rektal muayene, yani makattan parmakla yapılan muayene ile kalın barsak polipleri ve tümörü için ipucu yakalanabilir. Kolonoskopi/ Sigmoidoskopi uygulamasında, özel alet ile makattan rektum bölgesine girilir ve ışık kaynağı yardımıyla bölge ayrıntılı olarak incelenir. Dışkıda gizli kan testi, belirti vermeyen ve sinsice kanama yapan poliplerin veya tümörlerin tanınmasında kullanılır” açıklamasında bulundu.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Erken tanı hayat kurtarır”</strong></p>
<p style="text-align: center;">Erken tanı yöntemleri hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Her yıl dışkıda gizli kan araştırması, beş yılda bir rektal muayene ve rektosigmoidoskopi; her 10 yılda bir rektal muayene ve tam kolonoskopi; her 5-10 yılda bir çift kontrastlı baryumlu kolon grafisi ve rektal muayene erken tanı yöntemlerindendir. Erken dönemde tanı konulan kolorektal kanserlerde, iyileşme oranı yüksektir. İyi huylu poliplerin, yani et parçalarının zamanla kanserleşmesiyle oluşan kalın barsak kanserinin önlenmesi için, poliplerin endoskopik veya cerrahi yöntemlerle çıkarılması gerekmektedir. Kalın barsak kanseri, cerrahi yöntemle tedavi edilir. Kanserin evresine göre kemoterapi veya radyoterapi uygulanabilir” dedi.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>“Kolon kanserinden korunabilirsiniz”</strong></p>
<p style="text-align: center;">Kolon kanserinden korunmada, lifli gıdalarla ile beslenmenin etkisine dikkat çeken Prof. Dr. Şerif Yılmaz, “Bol miktarda lifli besinlerin tercih edilmesi, kolon kanseri görülme sıklığını azaltmaktadır. Çünkü bu maddeler ile barsak hareketleri artmakta, kanserojen maddelerin barsaktaki yoğunluğunu azaltmakta ve atılmaları kolaylaşmaktadır. Yağlı besinlerle kolon kanseri arasında doğrudan ilişki vardır. Kırmızı et ve yağlı besinler kolon kanseri ihtimalini arttırdığından, bu besinlerin az miktarlarda tüketilmesinde fayda vardır. Kolon kanserinden korunmanın bir diğer yolu ise düzenli kontroller yaptırmaktır. Yapılan muayene ve kolon görüntüleme yöntemleri hastalığı önlemek veya erken tanı koymak için gereklidir. Özellikle ailesinde kolon kanseri olanların ve risk altındaki kişilerin yaptırması gerekir. Bunların dışında egzersiz yapmak, kilo kontrolünü sağlamak, sebze-meyvelere yönelmek, yeşil çay tüketmek barsak düzenini sağladığından dolayı koruyucu olabilmektedir” açıklamasında bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.asigazete.com/2021/03/01/kolon-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor/">KOLON KANSERİNDE ERKEN TANI HAYAT KURTARIYOR!</a> appeared first on <a href="https://www.asigazete.com">Asi Gazetesi İskenderun</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.asigazete.com/2021/03/01/kolon-kanserinde-erken-tani-hayat-kurtariyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
